cemedib



» 22.12.2009 - "yangın kavmindeniz..."

Kategori: Deneme_yazilar

"Hulki Aktunç'a gaddar bir soru sordum.'Biri dışında tüm şiirlerini yok etmek zorunda kalsaydın hangisine kıyamazdın?'

Yanıtı hazırdı:

 

Yirmi Dördüncü Şarkı

 

Yangın kavmindeniz ne giysek alev."

 

(selçuk altun/kitap için/)

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 21.12.2009 - "uzun lafın daha da kısası..."

Kategori: Deneme_yazilar


Woody Allen'ın hızlı okuma kursları sonrasında okuduğu " Savaş ve Barış"ı

"Olay Rusya'da geçiyor.”

diye özetlemesi gibi,hap niyetine yutulacak mikro kitap özetlerine ihtiyaç var piyasada...

 

"Notos Öykü"nün Ağustos-Eylül 2009 sayısında yer alan Temur Günday'ın yazısından öğrendiğimize göre de,

Chicago Üniversitesi'nde okuyan iki genç olaya el atmış durumdalar...

On dokuz yaşındaki Alex Aciman ve Emmett Rensin,

"zamanı kıt okurlara edebiyat klasiklerini 20 ya da daha az sayıda Tweet'le aktaracak bir kitap yazmaya karar vermiş.Dahası,Twitterature (Twetterebiyat) adlı bu yapıt,

daha bir sözcüğü bile yazılmadan,(içereceği klasiklerin önemli bir bölümünü de yayımlayan) ünlü Penguen Yayınevi tarafından satın alıverilmiş."

&

 "Twiit'çe" özetlenen klasik nasıl oluyor derseniz,şöyle oluyor o da:

 

Gönülçelen:Çocuk okuldan atılır.Newyork'ta deneyimler yaşar.Kızkardeşi ona suçluluk duygusu verir.Sinir krizi geçirir.Yeniyetmelik güçtür filan.

 

Romeo ve Juliet:Oğlan kıza aşık olur.Kızın ailesi oğlanınkinden nefret ediyordur.Budalaca bir plan yapılır.Oğlan intihar.Kız intihar.Aileler barışır.

 

Gazap Üzümleri:İnsanlar fakir ve tozlu.Büyük Buhran zamanı da.İş bulmaya Kaliforniya'ya giderler.Hayat güçtür filan.

&

Yazıyı okuyunca,benzer özetlemeyi sayıları sayılamayacak boyuta varan köşe yazarlarını özetleyerek, bir hayır işlemek geldi aklıma:

 

21 Aralık 2009 tarihli köşe yazıları özeti:

 

Salih Tuna (yeni şafak):Ertuğrul Bey sana gıcığım;Ahmet sana zaten...

 

Behiç Kılıç (yeniçağ):DTP ve Apo aynı kişi filan..

 

Ahmet Hakan (hürriyet):Şebnem,Candan dinle;Ayşe iyidir;Çiğdem konuşsun diğerleri sussun;2010'a ertele gitsin.

 

Engin Ardıç (sabah):Küçük Rum kızı,duygulandım...

 

Hasan Cemal (Milliyet):O kadar açıldık,farkında değilsiniz;üzülüyorum ama...

 

falan..filan...
&

 

 

 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 19.12.2009 - "Saramago'ca..."

Kategori: Deneme_yazilar

"Altı aylık blog yazılarından oluşan Not Defterimden, Saramago'nun eseri ithaf ettiği eşi Pilar del Río'nun deyişiyle, “yapmacıktan uzak, zeki okurlar için zeki notlar”.."

 

&

“VATİKAN’CA İŞLER”

 

"Vatikan'ca işler.Ne kadar dikişsiz olsa da,ki mutlaka öyleydi,ağır mı ağır bir parça bezle zar zor örtünmüş Nasıralı yoksul İsa'yı utandıracak bir lüks içinde giysilere bürünmüş kardinal beylere ve piskopos beylere,Fellini'nin dahice,onların ve bizim keyfini çıkarmamız için Sekiz Buçuk'a yerleştirdiği çılgın kilise moda defilesini hatırlamadan bakamıyorum.Bu beyler yalnızca sabrın kalıcı kıldığı bir güçle kuşanmış sayıyorlar kendilerini..."

 

"Kardinal beyler ve piskopos beyler,tabii ki hepsini idare eden papa da dahil,hiç de huzurlu değiller.Sivil toplumda parazit gibi yaşamalarına rağmen,hesapları tutmuyor.Bir Titanic olan Kilise'nin yavaş ama önüne geçilmez batışı karşısında,papa ve yardımcıları,hükümran oldukları günlerin,taç ile mihrabın canice suç ortaklığı yaptığı günlerin özlemi içinde,şimdi,ülkelerin yönetimine,özellikle de o,tarihi ve sosyal nedenlerle,henüz kendilerini Vatikan'a bağlayan halatları koparmaya cesaret edemeyenlerinkine karışmak için ahlaki şantaj da dahil,her yola başvuruyorlar..."

 

"Daha da ileri gidiyorum:Kişi olarak,entelektüel olarak,vatandaş olarak papanın ve adamlarının Rodriguez Zapatero hükümetine,halkın tam bir bilinçle seçtiği o hükümete davranışındaki aksi tavır beni gücendiriyor.Görünüşe göre,birinin o kardinallerden birine bir ayakkabı fırlatması gerek."

&

“MAHKEMELER”

 

“22 Temmuz 2005 günü,mesleği elektrikçilik olan bir Brezilya vatandaşı,Jean Charles Menezes,Londra’da,bir metro istasyonunda,dediklerine göre,onu bir teröristle karıştıran metropol polislerince öldürüldü.Bir vagona girmiş,sakince oturmuş,hatta istasyondan almış olduğu ücretsiz gazeteyi açmış görünüyor,sonra polisler içeri girmiş ve onu perona sürüklemişler.Tutuklamamışlar,kelepçe takmamışlar,vahşice yere yıkmışlar ve on kurşun sıkmışlar,yedisi kafasına..İlk günden itibaren,Scotland Yard araştırmaya engel çıkarmaktan başka bir şey yapmadı.Mahkeme olmadı.Savcılık polislerin suçlanmasını yasakladı ve yargıç jürinin mahkum edici bir söz etmesini yasakladı.Artık biliyorsunuz,bir gün önünüze bir beyaz peruk çıkarsa,şu filmlerde görünenlerden,onu taşıyan kişiye onurlu insanların bu mahkemeler hakkında ne düşündüğünü söyleyin.”

&

 

(jose saramago/not defterimden/ç:nesrin akyüz)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 9.12.2009 - "iyilik,adalet,merhamet..."

Kategori: Deneme_yazilar

"Neyse ki her şey için kelime var.Neyse ki bazı kelimeler var ki,bunların hiçbirinin başkalarına ait kalmaması için verenin iki elle vermesi gerektiğinin tavsiye edilmesi unutulmayacak.İyiliğin de iyilik olmaktan utanmasına neden olmadığı gibi,adaletin de,her şeyin ötesinde iade,hakların iadesi olduğunu unutmaması gerek.İnsanlığa yaraşır şekilde yaşamak gibi temel bir haktan başlayarak,bütün hakların iadesi.Eğer benden merhamet,adalet ve iyiliği öncelik sırasına koymam istenseydi ilk sıraya iyiliği koyardım,ikinciye adalet ve üçüncüye merhameti.Çünkü iyilik,kendi başına,adalet ve merhameti dağıtır,adil adalet için merhamet barındırır.İyilik ve adalet olmayınca geriye kalan merhamettir."

&

(jose saramago/not defterimden/ç:nesrin akyüz)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 9.12.2009 - "gözyaşı..."

Kategori: Deneme_yazilar

Galileo'nun Pergeli


 

"Gözyaşı:Acının talaşı."

 

&

 

(k.iskender/galileo'nun pergeli/sel)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 2.12.2009 - "Yücelik..."

Kategori: Deneme_yazilar

 

"...Bizden daha güçlü olan her şeyden illa ki nefret edeceğiz diye bir kural yoktur.İrademize meydan okuyan şeyler öfke ve nefret uyandırabildiği gibi saygı ve dehşet de uyandırabilir.Karşımıza çıkan engelin hangi duyguyu uyandıracağı,söz konusu engelin karşı çıkışında soylu mu davrandığına yoksa yaygaracı ve küstah mı davrandığına göre değişir.Kapı görevlisinin küstahça karşı çıkışını aşağılarız ama zirvesi sislerle kaplı dağa saygı duyarız.Güçlü ama vasat şeyler karşısında aşağılandığımızı hissederiz;öte yandan güçlü ve soylu şeylere korkuyla karışık bir hayranlıkla bakarız...”

 

"Gündelik hayatta bazen başkalarının davranışları ve kendi hatalarımız yüzünden, kendimizi küçük hissederiz.Aşağılanma,toplumsal hayatta sık sık karşılaşabileceğimiz bir risktir.İstek ve arzularımıza meydan okunması,hayallerimizin kırılması az rastladığımız durumlar değildir.Öyleyse "yüce" manzaraların bizi yetersizliğimizle tanıştırdığı söylenemez.Aslında yüce manzaralar,(onları çekici kılan en önemli noktaya değinecek olursak eğer) bize zaten aşina olduğumuz o yetersizlik duygusunu yeni bir bağlamda,daha kolay başedilebilecek şartlarda yeniden sunarlar.Yüce yerler,sıradan yaşamın bize her gün acı biçimde öğrettiği dersi,daha büyük terimlerle yeniden ifade ederler:evren bizden kudretli,biz de evren karşısında aciz ve geçiciyizdir,yapabileceğimiz tek şey,arzularımızın kısıtlandığını ve bizden daha büyük olgular karşısında boynumuzun bükük olduğunu kabul etmektir.

 

Çöllerdeki taşların ve kutuplardaki buzulların üzerine yazılmış olan ders budur.O kadar büyük harflerle yazılmıştır ki bu yerlerden ayrılıp evimize döndüğümüzde bizi ezmez belki ama bize ilham verir,bizden çok daha heybetli gerekliliklerin öznesi olma ayrıcalığını yaşatır.Korkuyla karışık hayranlık duygusu,ibadet etme arzusuna bile dönüşebilir."

&

 

(Alain de Botton/Seyahat Sanatı/ç:ahu sıla bayer/Sel yayıncılık)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 1.12.2009 - "insanların,odadaki insanların,sokaktaki insanların..."

Kategori: Deneme_yazilar


 

Kıymetini Bil Herşeyin

  (Jonhn Berger'a)

 

 

"yolculuğun gül sıcaklığını saklarken ikindinin tuğlası

 

gül solumak için yeşil bir oda tomurcuklar

rüzgar gibi çiçeğe dururken

 

yaprakları seyrelen huşlar gümüş rüzgar hikayelerini fısıldarken

telaşla kamyonlarda

 

çit çalısının yaprakları saklarken

anın kaybettim sandığı ışığı

 

bileğindeki yuva dönen havada çalıkuşunun göğsü gibi atarken

 

yerin korosu gözlerini bulurken gökte

ve kalabalık karanlıkta açarken birbirine

 

kıymetini bil herşeyin

 

kuşların yazdığı harfler sabahın bir ucundan ötekine

baltanın milyon tane eli,toprağın yumuşak eli

zamanın bir adım önünde

kabilelerin kırık dişleri,uzun yurtları

hem saçılmış bozkıra,hem yan yana

kilin küçük,artakalmış kulpu,nerdeyse hayaleti bir testinin

kendini taşır bize topraktan

 

uzanan kolların vaadi,hepimizin ortak yolu olan o tek sayfa

haritası bir avucun

tortop olmuş

ama meşale gibi elden ele

 

kıymetini bil herşeyin

 

bize doğru açtıkları patikaların ve onlara açılmalarımızın

 

çimenin adaletinin,ki sarayları çökertir ama arayış türkülerini saklar

 

dalgalara isim koyan teknenin,hayatın kasesinin,günlerle dolup

sevdiği şeye dönüşmek için batan

 

ağacın oldum olası tohum diye bildiği şeye dönüşen belleğin

 

sözlerin

ekmeğin

 

kapının ardındaki doğrulara uzanan çocuğun

 

dünya meclisinde coşkulu hayvanların

yeniden birlikte başlama özleminin

 

insanların,odadaki insanların,sokaktaki insanların

 

kıymetini bil her şeyin"

 

 

Gareth Evans

&

 

(John Berger/Kıymetini Bil Herşeyin/Çeviren:Beril Eyüboğlu/Metis)

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 28.11.2009 - "git,dolaş,ülkeler gez..."

Kategori: Deneme_yazilar

"...Bu yazılar,yeryüzünden çekip çıkarıp söküp kendimi,seslerimi,sözlerimi,kalafata çektiğim günlerde

yazdıklarımdır.Onların kıymetini iyi kalpli,kalpli,içleri sesli insanlar bilir...

 

Sırta havlu koyan anne eli,işten atılınca yakılan sigaranın dumanı,gidenlerin dönüşte dostlarla

içtiği rakının tadı,aklın dibe vurduğundaki şarabi hali,çamurdan köfte yapma kıvamı,bahar gelince yola çıkmanın

rüzgarı,insan olmanın kekre tadı,hayatın ucu bucağı...”

&

 

"...

Üniversiteyi bitirince hemen çalışmaya başlama.Git,dolaş,ülkeler gez,aç kal,meteliğe kurşun at,ama ne yap et,koşturmaya

başlamadan önce biraz amaçsız yürü.Maceraya çık,bedeli ne olursa olsun bunu yap..."

 

"Taşı delip çıkan çiçekler,taşla hesaplaşır.Taş durdurur, çiçek yürür.Aslında uzun düşmanlıklar da bir sadakat meselesidir.

Yani çiçek de taş da birbirini bilir.Ama asıl mesele yoldan öylesine geçen birinin,yani öylesine geçiverirken,çiçeği öylesine

koparıvermesi ihtimalidir.Taştan çıkan çiçeğin göze aldığı asıl budur."

 

(Büyük Firar)

&

 

"Sıkıcı şey "birisi" olmak.Olup,hep aynı birisi olarak kalmak.Artık hep o biri gibi davranmak zorunda olmak…Bir gün istemez misin,yapıp kurup

Durduğun bu hayatı hiç beklemedikleri bir anda bırakıp gitmek?Bir anda başka birisi oluvermek…”

 

“Birileri olup çoğalarak,hiç kimsecikler olup hafifleyerek geçiştirsek ömrü.

Sanki bu ömür bitince daha iyisi başlayacakmış gibi!Daha iyi olmaz mıydı yani?”

 

(Niye Bir Ömür Eşittir Bir Hayata?)

&

 

“Of…Oof…Şu baharın gelmesine daha çok var,değil mi?

Daha çok var!”

 

(Kaçma Hakkı:Neşeli,Kederli)

&

 

“Canını yakacak belki ama,kimsenin de umurunda değilsin aslında.O vakit niye katlanacaksın bu saçmalığa?

Çünkü sen bir kayalıksın.Sen,kendin için sonsuzsun.Sen,sonsuza kadar beraber yaşamaya,katlanmaya,taşımaya mecbur olduğunsun.

Geri kalan her şey sana vurup vurup köpükleri sönen dalgalar yalnızca.

 

Şimdi kalkıp tiril tiril giyineceksin.Nasıldı?

Yalandan bir gülüş tutturacaksın ağzına…”

 

(Hayat)

&

 

“İngiliz bir yazarın hayatını anlatan filmdi.Filmdeki kafayı hafif sıyırmış öğretmen

Karakteri öğrencilerine hitap ediyordu:

 

‘Ne istediğinizi çok iyi belirleyin.Sonra da ondan uzak durun!’...”

 

“Mutlu bir hayat isteyen sen!Kafayı yemiş öğretmenin dediği gibi,

Belki de uzak durmalısın istediğinden.Çünkü güzel bir sürpriz seni daha çok korkutabilir işlerin ters gitmesinden!

 

(Mutluluk Travmaları)

&

 

(ece temelkuran/İÇeriden/Everest)

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 19.11.2009 - "ancak benim görebileceğim bir dünya..."

Kategori: Deneme_yazilar

"Bir gözüm ben.Mekanik bir göz.Ben,makina,size ancak benim görebileceğim bir dünyayı açıyorum.

Kendimi bugün de,bundan sonra da insana özgü o hareketsizlikten kurtarıyorum.Hiç durmadan

hareket ediyorum.Nesnelere yaklaşıp ondan uzaklaşıyorum.Süzülüp altına iniyorum onların.Koşan

bir atın ağzı boyunca koşuyorum.Düşen,yükselen nesnelerle birlikte düşüp kalkıyorum ben de.

Karmakarışık hareketler,en karmaşık bireşimler içinde hareketleri sırayla dönerek kaydeden benim:Makina.

 

Zaman ve yer sınırlamasından kurtulmuşum;evrenin her noktasını,bütün noktalarını,nerede olmalarını istiyorsam ona göre düzenliyorum.Benim yolum,dünyanın yepyeni bir biçimde algılanmasına giden yoldur.

Böylece size bilinmeyen bir dünyayı açıyorum."

&

(John Berger/Görme Biçimleri)

 


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 13.11.2009 - "Büyük romanlar..."

Kategori: Deneme_yazilar

"Özet:Hayat büyük kitaplarda anlatılanlara değil,şu elinizde tuttuğunuz kitabın yapısına benzer.

 

Ama Dikkat:Hayat bu kitabın kendisine değil,yapısına benzer.Çünkü bu kitabın kendisi hiçbir şeyi sonuçlandırıp anlatmaz ve anlamlandırmaz aslında.

 

 

SONUÇ

 

Hayatın anlamı değil,yapısı vardır yalnızca.

Bunu zaten biliyorduk,bu yüzden altı yüz sayfa kitap yazılır mı hiç!Diyorsanız cevabım:

 

Bütün büyük romanlar zaten bildiğiniz,ama o konuda büyük bir roman yazılmadığı için kabul edemediğimiz gerçekleri göstermek için yazılır."

&

(Orhan Pamuk/öteki renkler)

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Bağlantılar


» Ana Sayfa
» Profilim
» Arşiv
» Arkadaşlarım
» e-posta
» Blog RSS

Kategoriler



Arkadaşlar »
>

EkleBunu RSS Ekle Butonu
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:3
| Sonraki Sayfa