cemedib



» 30.8.2009 - alışveriş...

Kategori: Ekonomi

Gönderen:Hakan KARAYAVUZOĞLU

 

Son günlerde ekonomik krizden kurtulmak için televizyonlarda gösterilen komik bir reklam var.

Hatta reklamda önemli ekonomistler de oynuyor.Ben çok gülüyorum…

Ekonominin canlanması için simit alın, çiçek alın gibi komik önerileri var: “Alışveriş yapın ekonomiye can katın” diyorlar.

Ya bunu söyleyenler insanları salak yerine koyuyor ya da aymazlar...

Kardeşim sen millete para ver yeter o ekonomiyi de,sanayii de, tarımı da canlandırır.Bu aklı evvel ekonomistler paradan başka bir değişim aracı buldu da onunla mı alışveriş yapmamızı istiyorlar?Millette simit alacak,çiçek alacak para yok sen çiçek alın,simit alın diye reklam yap…

BEN DE YENİ BİR KAMPANYA BAŞLATIYORUM:

 "VERİN PARAYI, YAPALIM ALIŞVERİŞ"

 


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 15.7.2009 - Tamamen duygusal...

Kategori: Ekonomi

"Kendi halinde bir değiş tokuş aracı olması gereken" paranın insanlarda yarattığı "duygusal ve zihinsel çalkalanmaların" nedeni öyle "paragöz" ya da "cimri" ya da bilmemne kelimeleriyle açıklanacak gibi görünmüyor...

Mevzu derin...Ruhbilimci abilerin konuyla ilgilenmesine neden olacak kadar...

 

&

 

"...Konu para olduğunda nedense mantık çerçevesi içinde davranamıyoruz.

 

Peki neden?

 

İnsanoğlunun para ile çok yönlü bir ilişkisi var.Kimileri harcamaya kıyamazken kimileri parayı har vurup harman savurmaktan kendini alamıyor.Paranın birey üzerindeki etkisini kavradıkça kimi insanların paraya tıpkı bir ilaç gibi tepki verdiklerini,kimilerinin de ona dost gibi davrandıklarını görüyoruz..."

 

"...İnsanoğlu paraya nesnel bir kesinlikle yararlanılacak bir araç gibi yaklaşmak yerine,genellikle belirsiz sonuçlar doğurmak pahasına,onun beynin derinliklerindeki eski duygusal bölümlere sızmasına izin veriyor..."

 

"Ne var ki,para ile daha dengeli bir ilişkinin kurulması pek de basit bir iş değil.Çünkü insanoğlunun para ile ilişkisinin garip bir ruhsal yönü daha var.Exeter Üniversitesi'nden Stephen Lea ve Londra Üniversitesi'nden Paul Webley,insanın para karşısında sergilediği sağlıksız ve takıntılı davranışların bir başka nedenini de paranın beyinde tıpkı nikotin ya da kokain gibi uyuşturucuya benzer bir etki yaratmasına ve beynin haz alma merkezlerini

uyarmasına bağlıyorlar.Doğal olarak para gerçekte beyne girmiyor,ama düşünce ve duygular aracılığıyla kişiyi cinsel açıdan uyarabilen pornografik bir metin gibi işlev görüyor."

 

&

 

(Rita Urgan/Cumhuriyet Bilim Teknoloji/Tek istediğim para/Sayı:1164)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 7.7.2009 - "Kiralık Arkadaş"

Kategori: Ekonomi


"
Japonlar yapıyo aabi" geyiğiyle başlayan cümlenin,

yüksek teknoloji ürünü uçuk bir icat adı vererek, hatta tapınarak devam etmesi beklenir

normal koşullarda...

&

Ama bu kez durum daha "insani..":

"Kiralık arkadaş!"

&

Leasingte sınır yok...

"Satılık" olmasından iyidir.

Hem,kiralamak,satın almaktan daha avantajlı değil mi,

günümüz koşullarında?

&

Neyse,mevzu o değil.

Şöyle bir ihtiyaçtan doğmuş "kiralık arkadaş" ya da

"arkadaş kiralama" servisi...

&

"Statü endişesi" yani her koşulda kuyruğu dik tutma kaygısı...

Misal;

Ekonomik kriz nedeniyle işinizi kaybettiniz...

Ancak,müstakbel kayınvalide-kayınpederinize durumu çaktırmak istemiyorsunuz...

Kiralıyorsunuz arkadaşları,hepsi düğünde...

Onlar da,

"Bizim damadın ne geniş çevresi var" falan oluyorlar.

&

Ya da,

"Sahte sekreter" kiralıyorsunuz;

Kendinizi önemli göstermek için...

&

Acaba,şöyle bir şey de var mıdır?

"Ulan bu i.neler beni cenazemde de yalnız bırakır deyip,

kendinize cenazenize katılacak "sahte arkadaş" kiralıyormuşssunuz...

&

Cumhuriyet Hafta Sonu'nda Gamze Erbil,

ne diyor yazısında?

 

"Parayı bastırıyorsunuz ve şu üç günlük dünyada işinize bakıyorsunuz.

Birileri hala samimiyetsizlikten ,sahtelikten yakınıyor...oysa sahtesi para ediyor

&

 

(cemedib)

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 31.5.2009 - Çimdik...

Kategori: Ekonomi

Jansic Robinson,The Financal Times'ın şarap yazarı...Ama öyle böyle değil;övdüğü şaraplar zirve yaparken,yerdikleri yerin dibine geçiyor.

Zaten kendisi aynı zamanda Kraliçe 2'inci Elizabeth'in şarap mahzeninin danışmanı,ötesi var mı?

İşte bu teyze,geçenlerde ülkemizde 4 gün geçirmiş,gitmeden önce de bir röportaj vermiş Hürriyet Cumartesi'den Cahit Akyol'a...

Şaraplarımızı övdükten sonra,1971 yılında yaptığı ziyaretten de bahsetmiş.

Şöyle demiş mealen:

1971'den bu yana gelişmişsiniz...O zaman popomu çimdiklemişlerdi,şimdi bir şey yapmadılar...

Ama gerçekçiliği elden bırakmamış yine de:

"Ben de yaşlandım sanırım."

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 20.4.2009 - "1929 Şarkısı..."

Kategori: Ekonomi
















"1929 krizinin şiddeti,hali vakti yerinde olanlar ile zor durumda olanların arasındaki mesafeyi de azalttı.Gelir grupları arasındaki aralık daraldı.Sınıflar arasındaki azalan mesafe,Amerikalıların E.Y.Harburg'un kriz sırasında arka arkaya çalınan şarkısı "Kardeş,On kuruşun Var Mı?" yı niye bağırlarına bastıklarını açıklamaya da yardımcı olur."

 

"Kardeş,On Kuruşun Var Mı?"

 

"Bana bir rüya kuruyorsun derlerdi

Ben de kalabalığın peşinden gittim.

Toprak sürülecekse,silah taşınacaksa

Hep oracıkta görev başındaydım...

Vaktiyle bir demiryolu yaptım,işlettim,

Onu zamana karşı yarıştırdım.

Vaktiyle bir demiryolu yaptım,şimdi bitti

Kardeş,on kuruşun var mı?"

 

(NTV tarih/mart 2009/sayı:2)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 16.4.2009 - 9.999.999.999...

Kategori: Ekonomi

(Cemedib)

 

"9" rakamının,ürün fiyatları üzerinde yarattığı "psikolojik" etki hala devam ediyor mu?

Ettiği "sanılıyor"...

Baksanıza,fiyat etiketleri üzerinde; 9.99,4.999,1.999.999...vb sayılarından geçilmiyor...

Yıllar önce üniversitede,fiyatları bu şekilde belirtmenin tüketici üzerinde, "ucuz" olduğu yönünde psikolojik "algı" yarattığı rivayetini okumuştuk...

Algı-malgı...

Elinizi cebinize attığınızda algıladığınız neyse,durum odur...:)

 


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 10.2.2009 - "Pardon:TÜİK..."

Kategori: Ekonomi

TÜİK…

 9 Şubat Pazartesi sabahı TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından, işleri bu tür bilgileri analiz etmek olanların ilgilendiği bazı rakamlar açıklandı.

Bu verilere göre;

2008 yılı Aralık ayında sanayi üretimi % 11.9 azalmış,

Tekstil üretimi % 40 büyümüştü...

&

Tekstilciler bu durumdan biraz huylandılar haliyle...Adamların durumunu TÜİK onlardan daha mı iyi bilecekti...1 Nisan'a da daha epeyce vardı...

&

Sonra bir gazete muhabiri,

Referans Gazetesi muhabiri işin üstüne gidince

3 saat sonra TÜİK'den yeni bir açıklama geliyor:

"Pardon ya!Büyümemişiz,küçülmüşüz!"

&

Gerçek durum neymiş peki?

Sanayide küçülme oranı % 11.9 değil,

% 17.6 imiş...

&

Tekstilde ise üretim % 40 artmamış,

% 23.7 azalmış...

&

Her şey bir yana,

Aralık ayında tekstil sektöründe %40 üretim artışı olamayacağını bilmek için  istatistikçi olmaya gerek var mı?

&

(Cemedib)

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 3.12.2008 - Osman Ulagay;ABD resesyona girecek dediğinde kendisini alaya ala

Kategori: Ekonomi




Osman Ulagay,Milliyet  gazetesindeki3 Aralık 2008 tarihli yazısında,ABD resesyona girer dediği için kendisini alaya alan Deniz Gökçe için;

"Kendisine “Biraz sabırlı ol, 2008 bitmeden ABD’nin resmen resesyona gireceği açıklanacak” dedim ve haklı çıktım.

Bizim, yüzümüzdeki kızarıklığı gizleyecek sakalımız yok" dedi

İşte o yazıdan bir bölüm:


Osman Ulagay
Dünya Gözü-Milliyet
Hayalcinin mumu resesyona kadar yanar

3 Aralık Çarşamba 2008

"Kim gerçekçiymiş?
Bu yüzden bize “karamsar” diyenler oldu. Deniz Gökçe dostumuz, ABD ekonomisinin yılın ilk iki çeyreğindeki aldatıcı büyümesine bakarak bizim gibi “ABD resesyona girecek” diyenleri alaya almaya kalkıştı. Kendisine “Biraz sabırlı ol, 2008 bitmeden ABD’nin resmen resesyona gireceği açıklanacak” dedim ve haklı çıktım.

Bizim, yüzümüzdeki kızarıklığı gizleyecek sakalımız yok. Krizin inişe geçtiğini müjdeleyen Sayın Başbakan’ın sahip olduğu bilgi ve verilere de sahip değiliz ama iyi - kötü dünyayı izlemeye gayret ediyoruz, benzeri yaşanmamış gelişmelerin yarattığı karmaşık tablodan sonuç çıkartmaya çalışıyoruz.

Bize sorarsanız küresel finans krizi henüz bitmedi, reel ekonomideki krizin gerçek sancılarını ise asıl bundan sonra yaşayacağız, 2009 bizim için de çok zor bir yıl olacak. Kasım ayı ihracatındaki % 22’lik düşüş ve İş-Kur’a başvuranların sayısındaki % 134’lük artış yaklaşmakta olan fırtınanın habercileri.

Başbakan Erdoğan, kimlerin etkisi altında ve nasıl bir ruh hali içinde bilmiyorum ama bu çok boyutlu krizi hafife alarak halka moral verme çabasının tam bir fiyaskoyla sonuçlandığını artık görmesi lazım.

Bugüne dek dünyada 39 ülke de krize karşı önlem paketleri açılırken, bizim hâlâ “kriz bizi teğet geçecek, bizim için fırsat yaratacak” edebiyatıyla oyalanmamız krizin etkilerini hafifletmiyor, tersine ağırlaştırıyor. Tıpkı ABD’de olduğu gibi Türkiye’de de yönetimin krizin gerisinde kaldığı izlenimi güçleniyor ve bunun yarattığı güven kaybı krizi derinleştiriyor. "

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 27.11.2008 - Azami Ücret...

Kategori: Ekonomi







Meral Tamer'in 27 Kasım 2008 tarihli Milliyet'te,Galatasaray Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim üyesi Ahmet İnsel'le yaptığı sohbetten bir bölüm...

Prof.Dr.Ahmety İnsel, "Azami Ücret" kavramından bahsediyor...E,krizi çıkartan,yaratan,göz yumanlar asgari ücretliler değil azami ücretliler olduğuna göre bir bedeli olmalı...



"Prof. İnsel diyor ki:
“Siyaset sosyolojisinde bir kural vardır. Bir kurum diğerini kurtarıyorsa, o kurumun üzerinde hâkimiyet kurar. Artık devlet, piyasa ekonomisinde bir aktör olacak; mesela Citigroup’taki toplu sözleşmelerde pazarlık masasına oturacak. Ya da otomotivde az benzin tüketen araba mı, yoksa 4 çekişli ciplerin mi üretileceğine karar verecek.

Kapitalizmde büyük bir dönüşüm bu. Sermayenin devlet tarafından denetlenmesi dönemi başlıyor. Demokrasi işlemiyorsa, taraftar kapitalizmi tehlikesi var.

Amerika’da devlet, şirketlere yaptığı yardımın karşılığında, yöneticilerin ücretlerine tavan getirmeye başladı bile. Ücret hangi seviyeden itibaren ahlaki olmaktan çıkar? Bundan sonra bunun tartışması da başlayacak. Asgari ücret tasarlanıyor da, azami ücret neden tasarlanmasın?”

Bağlantı

» 9.11.2008 - AB'nin BOR kararı,Eti Maden'in yanlış politikasının sonu

Kategori: Ekonomi


Dünya rezervinin %70'i Türkiye'de bulunan bor,Avrupa Birliği tarafından "Üremeye Olumsuz Etkili Toksik Madde" listesine eklendi...

Peki nasıl oldu da AB birden bire "bor" un üremelerine ve bilcümle ürolojilerine zararlı olduğunu anladı?

"BOR KAPANI" isimli kitabın yazarı Hasan ÇETİN'in Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımlanan  değerlendirmesi şöyle:

"*Tabii ki her madenin fazlası zararlıdır ancak yıllardıor akılları neredeydi,yıllardır bor yüzünden biri zarar görmüş mü?

  *Yıllardır bundan zehirlenip kısır kalmış ya da zarar görmüş insan var mı? o deterjanlar yıllardır kullanılıyor.
 
 *Bunun gerçek nedeni Avrupa'nın türk boruna ihtiyacının kalmaması.Belli bir miktardan sonra tüm madenler zehirlidir.Bor,sodyum perporat olarak deterjan hammaddesidir.

  *Solvay bunu artık perporattan değil,perkarbonattan üretiyor.Artık böyle ürettiği için Avrupa Topluluğu'na gitti baskı yaptı.

 *Sonuçta borlu ürünlerin birden bire zehirli olduğuma karar verildi ve borlu ürünlerin kullanılacağı dterjanlarda kuru kafa işareti konulması kararlaştırıldı.

 *  Bu tablonun tek sorumlusu Eti Maden'in politikasıdır.

 *Eti Maden yıllarca Solvay'e tinkali 140 dolara verdi ama Türkiye'deki sanayciye 240 dolara sattı.Türkiye'deki sanayiciye ürettirmedi,Solvay'e ürettirdi." 
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Bağlantılar


» Ana Sayfa
» Profilim
» Arşiv
» Arkadaşlarım
» e-posta
» Blog RSS

Kategoriler



Arkadaşlar »
>

EkleBunu RSS Ekle Butonu
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:2
| Sonraki Sayfa