cemedib



» 7.6.2009 - "Dünyaya kafa tutan avukat..."

Kategori: Hukuk

ıÜüÜnlü Fransız avukat Jacques Verges,

Geçtiğimiz ay Hukukçular Derneği'nin konferansı için İstanbul'daydı...

&

Verges'in argümanı şu:"İmkansız diye bir şey yoktur."

Duruşma salonlarında,

20'ye yakın Afikalı diktatörü savunurken şöyle sesleniyordu:

"Batı'nın vahşi kapitalistleri,

bu kan denizini sizler yarattınız..."

&

7 Haziran 2009 tarihli Cumhuriyet Pazar'da Deniz Ülkütekin ve Alper Turgut'un "Dünyaya kafa tutan avukat" başlıklı bir yazısı yayımlandı.

İstanbul'daki toplantı sonrasında,ünlü avukatla "5" dakikalık bir görüşme olanağı yakalıyorlar..

&

"Verges aynı zamanda eski bir direnişçi ve savaş gazisi...

Kayıp olduğu 1970-1978 yılları arasında gerilla olduğu söyleniyor.

Kimler yok ki dostları arasında;

Mao,Ahmed Bin Vella,Yaser Arafat,

Slobodan Miloseviç,Saddam Hüseyin,

Waddi Haddad,George Habaş,Yacef Saadi,

Zohra Drif-bitat...Pol Pot..."

&

"Bir de savunduğu isimlere bakalım;

İlich Ramirez Sanchez nam-ı diğer efsanevi Çakal Carlos,

'Lyon Kasabı' da denilen Nazi lideri Klaus Barbie,

Musevi soyukırımının gerçek olmadığını öne süren meşhur filozof Roger Garaudy,

Yugoslav lider Slobodan Miloseviç,

eski Irak Dışişleri Bakanı Tarık Aziz...Liste uzayıp gidiyor;

Kongolu devrimci önder Patrice Lumumba'yı katlettiren diktatör Moise Tsombe,

Lübnan'ın dünyaca ünlü silahlı eylemcisi Enis Nakkaş,

12 cinayet işleyen,'Bikinili Katili' de denilen 'Yılan' lakaplı Charles Sobhraj..."

&

"LyonKasabı" lakaplı Nazi Subayı Klaus Barbie'yi savunurken,

ülkesi Fransa'nın 1956'da Cezayir'de uyguladığı ve

Kuzey Afrika'yı kana bulayan,

1 milyon 600 bin insanın ölümüne neden olan yöntemlerin Nazilerinkinden pek

farklı olmadığını ifade ediyor...

&

Fransız avukat 22 yıl önce bir söyleşide, savunduğu kopuş savunmasından söz etmişti. 1985’te gazeteci Vivet Kanetti’ye savunmasını şöyle anlatıyor Verges:

“Kopuş savunmasında, sanık Sokrates gibi yapar, farklılığını öne sürer. Sokrates döneminde, biliyoruz ki bu tür davalar sanığın felaketiyle sonuçlanırdı.

Ama o günden bugüne çok şey değişti. Bugün hiçbir önemli olay yoktur ki Pekin’de geçmiş olup Paris’te yankılanmasın, yorumlanmasın.

Çünkü eğer sanık (fikri olarak) teslim olmamışsa, farklılığını öne sürüyorsa, dünyadaki bütün dostlarını etrafında toplar ama bu örgütlenme onu kurtarmaya her zaman yetmez.”

(Kaynak:Cumhuriyet Pazar/7 Haziran 2009/Deniz Ünlütekin/Alper Turgut)


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 3.1.2009 - "Ombudsman"

Kategori: Hukuk

"Ombudsman"

AB uyum süreciyle gündeme gelen ve "Ombudsmanlık" kurumunu yasal hale getiren "Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu" Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.

*

15.06 2006 tarihinde kabul edilen 5521 sayılı Yasanın 2006 yılında yürürlüğü durdurulmuştu.Anayasa Mahkemesi bu kez yasanın tamamını iptal etti.

*

5521 sayılı yasanın "Amaç" başlıklı 1.maddesinde;

 

"Bu Kanunun amacı; gerçek ve tüzel kişilerin idarenin işleyişi ile ilgili şikâyetlerini, Türkiye Cumhuriyetinin Anayasada belirtilen nitelikleri çerçevesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygı, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır." denilmekteydi.

*

Anayasa Mahkemesi 5521 sayılı yasayı iptal ederken, mevcut Anayasal sistemin TBMM'ne bağlı bir kamu denetçiliği kurumu oluşturulmasının anayasaya göre olanaklı olmamasını gerekçe gösterdi.

*

AB'de Ombudsmanlık Nasıl işliyor?Ne Yapıyor?

Avrupa Ombudsmanı, Avrupa Birliği (AB) kurumlarındaki kötü yönetime ilişkin olarak yapılan şikayetleri inceler. Bu kurumlar arasında, diğerlerinin yanı sıra, Avrupa Komisyonu, AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu da yer almaktadır. İnceleme yapabileceği Birlik kurumlarına örnek olarak Avrupa İlaç Ajansı ve Avrupa Yaşam ve Çalışma Koşullarının İyileştirilmesi Vakfı verilebilir. Sadece Adalet Divanı, İlk Derece Mahkemesi ve Sivil Hizmet Heyeti yargılama görevlerini yerine getirirken Ombudsman’ın yetkisi dışında kalmaktadırlar.

Ombudsman araştırmalarını ekseriyetle şikayetlere dayanarak yapar; ancak kendi inisiyatifi ile de araştırmalar başlatabilir.

*

Ombudsman Hangi şikayetlerle ilgileniyor?

Ombudsman, kötü yönetim (yetersiz veya yanlış yönetim) durumlarını inceler. Kötü yönetim, bir kurumun kanuna uygun davranmaması, iyi yönetim ilkelerine saygı göstermemesi veya insan haklarını ihlal etmesi halinde söz konusu olur. Bazı örnekleri şunlardır:

·        idari usulsüzlükler

·        haksızlık

·        ayrımcılık

·        yetkiyi kötüye kullanma

·        cevap vermeme

·        bilgi vermeyi reddetme

·        gereksiz gecikmeler

*

"OMBUDSMAN" NE DEMEK?

"Ombudsman, kelime kökeni açısından İsveç dilinde “aracı” anlamına gelen ‘ombuds’ ve “kişi” anlamına gelen ‘man’ kelimelerinden oluşmuştur ve aracı kişi anlamına gelmektedir. Şikayetleri ve bir takım teşebbüsleri ele alıp değerlendiren ve bunlara her iki taraf içinde tatmin edici çözümler bulan kişidir."

"Kurumsal olarak Ombudsman terimi, Parlamento tarafından halkın şikayetlerini dinleyip, çözümlere ulaştırmak üzere seçilmiş kimse veya kimseleri simgelemektedir.

("http://cemedib.blogcu.com/abdulhamit-gercegi-kanuni-olmak-kolaydir-abdulhamit-olmak-zor-orhan-kologlu_32231711.html)

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 26.12.2008 - Yüksek Yargıda Çatışmanın Nedeni?

Kategori: Hukuk

Yüksek Yargıda Çatışmanın Nedeni?

1-T.B.M.M tarafından kabul edilen ve 22 Mart 2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5747 sayılı yasa ile,nüfusu 2000'in altında olan beldelerin belediyeliği kaldırıldı.

 

2-5747 sayılı yasa,862 belde belediyesini köy yapıyordu.

 

3-Yasanın iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'ne dava açıldı.

 

4-İtirazı değerlendiren Anayasa Mahkemesi;yasanın,nüfusun 2000'in altında olmasına itiraz edilmesini engelleyen bölümünü iptal etti...Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı 6 Aralık 2008 tarihinde Resmi Gazetede yayımlandı.

 

5-Bazı beldeler Anayasa Mahkemesi'nin 6 Aralık 2008 tarihinde yayımlanan kararından sonra bir itiraz hakları doğduğunu  öğrendiler ve Danıştayda dava açtılar...

 

6-2577 sayılı İdari Yargılama Kanunu uyarınca Danıştay'da dava açma süresi 60 gün...

 

Şimdi...

 

Bu 60 günlük süre ne zaman başlayacak?

 

Kapatılan belediyelerin dava açma süresinin başlangıç tarihi, 6 Aralık 2008  mi?Yoksa 22 Mart 2008  mi?

7-Danıştay kendisine başvuran bir belde belediyesinin itirazını değerlendirirken Anayasa Mahkesinin kararını tartıştı ve itiraz süresinin 22 Mart 2008 değil,Anayasa Mahkemesi kararının yayımlandığı 6 Aralık 2008'de başlayacağına hükmetti.

8-Danıştay'ın bu kararı sonrası YSK'da bu karara uydu ve itiraz eden belediyelerin statüsünün devam ettiğini açıkladı.

9-Anayasa Mahkemesi, kapatılan belediyelerin dava açma süresinin başlangıç tarihinin 6 Aralık 2008 değil, 22 Mart 2008 olduğunu hatırlatarak, bu karara uyulmamasının Anayasa`nın ihlali anlamına geleceğini açıkladı.

10-Sonuç karşılıklı suçlamalar....Durum karışık...

 Yeri gelmişken...Çeşitli yasalardaki sürelere ilişkin hükümleri bir sadeleştirseniz....Yüksek Yargı bile işin içinden çıkamıyor baksanıza...

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Bağlantılar


» Ana Sayfa
» Profilim
» Arşiv
» Arkadaşlarım
» e-posta
» Blog RSS

Kategoriler



Arkadaşlar »
>

EkleBunu RSS Ekle Butonu
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:1
Son Sayfa |