cemedib



» 18.12.2009 - "laf çok vicdan yok..."

Kategori: Politika

 

Molotof değil,taleplerini belirten slogan atan Tekel işçilerinin gözüne otuz santim mesafeden biber gazı sıkılması karşısında nasıl da dilsiz kalıyorlar...Emekçilerin daha önce de defalarca maruz kaldıkları şiddet karşısında, üç maymunu oynadıkları gibi...

Ben demokrasiye demokrasi demem,içinde "etnisite" yoksa havalarındalar..."

 

Nuray Mert'in dediği gibi;

 

"Laf çok vicdan yok..."
"Haksızlığın, hukuksuzluğun, susturmanın bir cinsine karşı çıkıp, öbürünü hasır altı etmek nasıl bir siyasettir? Ekmek parası peşinde can verenlerin anaları ağlamıyor mu? Bilemiyorum, benim aklım, ruhum, vicdanım, tüm bu olanları, tüm bu söylenenleri, tüm bu sahtekârlığı kaldırmıyor. Bazılarının canı, gördüğü zulüm, gözyaşı siyasi rant getirmiyor diye, adlarını anmadan geçebilmek, dertleriyle dertlenmemek, olanları sineye çekebilmek ne adına yapılıyorsa olmaz olsun!"

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 18.12.2009 - Balbay...

Kategori: Politika

 

Son günlerde umulmadık köşe yazarlarından, Mustafa Balbay'ın serbest bırakılması,

daha doğrusu "tutuksuz yargılanması" gerektiğine ilişkin yazılar okuyunca,timsahla kurbanı arasındaki ilişkinin, gözyaşı

bezlerine etkisini hatırlıyor insan...Bunun altında yatan sakın şey olmasın;

Balbay'ın mantıklı sorularının manşetlere taşınması,

her duruşmada yeni bir soruyla ortalığı karıştırması...

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 16.9.2009 - El Zeydi...

Kategori: Politika

Bush’a ayakkabı fırlatan Iraklı El Zeydi, cezaevinden çıktı...

İşgal altındaki Irak’a veda ziyaretinde bulunan eski ABD Başkanı Bush’a ayakkabılarını fırlatan Iraklı gazeteci El Zeydi,

 “halkının üzerindeki baskılar ve ülkesinin aşağılanması” nedeniyle böyle bir eylemde bulunduğunu anlattı.

 El Zeydi, tutuklu kaldığı günlerde işkence gördüğünü ifade ederek, işkencecilerin isimlerini açıklayacağını belirtti...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 23.5.2009 - Mayın...

Kategori: Politika

Son günlerin tartışma yaratan konularından biri de, mayınlı arazilerin temizlenmesi...

4 Aralık 1997 tarihinde Ottowa'da (Kanada) imzaya açılan ve 1 Mart 1999'da yürürlüğe giren "Anti Personel Mayınların Kullanımının, Depolanmasının,Üretiminin ve Devredilmesinin Yasaklanması ve Bunların İmhası İle İlgili Sözleşme" Türkiye açısından 1 Mart 2004'de yürürlüğe girdi...

Sözleşmeye göre,taraf devletler döşenmiş mayınları en geç 10 yıl içinde sökerek imha etmesi gerekiyor...

Türiye açısından bu süre 2014'de sona eriyor...

Sözleşmeye katılmamızı onaylayan 4824 sayılı yasa 15.03.2003 tarihinde,25049 sayılı resmi gazetede yayımlandı...

&

Basında okuduklarımızdan anladığımıza göre,

mayın yerleştirmek kolay da,sökmek o kadar kolay değil...

Hem teknik,hem de maliyet açısından...

&

Temizlenmesi gereken alan,

Ali Sirmen'in Cumhuriyet'teki yazısına göre;

"İki Kıbrıs büyüklüğünde...Sınır bölgesindeki mayın sayısı 615.419...Söz konusu mayından temizlenmesi gereken arazi Hatay,Kilis,Gaziantep,Şanlıurfa,Mardin ve Şırnak illerinde

büyük kısmı Suriye bir kısmı da Irak ile sınır oluşturan bölgede...Türkiye'de bu işi yapabilecek özel firma bulunmuyor...Bu hizmeti yapmaya talip olan İsrail firması var.Kısacası,bu işin özelleştirme yoluyla yapılması toprakların 44 yıl süreyle bir İsrail firmasına verilmesi anlamını taşıyor...TSK...temizlik işinin konunun uzmanı olan NATO'ya verilmesini öneriyor.NATO'nun bu iş için önereceği fiyat ise 50 milyon dolar olarak tahmin ediliyor..."

&

Dileriz topraklarımızı mayınlardan temizleyip,yine kendi insanlarımızın kullanımına sunarız...

 

(cemedib)


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 15.5.2009 - Sıradaki...

Kategori: Politika

Kara ve denizden sonra sırada ne var?

Şu haber mi?

Bir pilotun ihbarıyla,'bulutların arasında' yapılan aramada...

...

yok canım,daha neler...:)

 

(cemedib)

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 1.5.2009 - 1 Mayıs...

Kategori: Politika

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



 

Emek ve Dayanışma Bayramı...

Kutlu Olsun...

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 30.3.2009 - Bir seçim öncesi yazısı...

Kategori: Politika

"...

ıÜüTarhan Erdem'in yaptığı araştırmada elde ettiği sonuçlara göre, AKP, il genel seçiminde yüzde 47 oy alıyor... Yani, iki yıl öncesine göre bir şey değişmiyor.

...

ıÜüAdil Gür'e göre, AKP önümüzdeki pazar günü yüzde 39.8, yani kabaca yüzde 40 oy alacak. Bunu da Vatan ve Taraf gazeteleri yayınladılar.
Erdem'in şirketi KONDA, Gür'ün şirketi A&G...
İki araştırma arasında uçurum var. Birinden biri kötü yanılıyor. Ali Şen'e göre iktidar yüzde kaç, muhalefet yüzde kaç alır, onu da bir zahmet Rahmi Turan'a soracaksınız!
İşin hoş yanı şu: Bir tahmin bir tek köşe yazarının iki sütun yazısında yer bulabiliyor da, öbür tahmin çığlık çığlığa " sürmanşet " veriliyor...
Ben de bunları "kayıt düşmek" amacıyla buraya aktardım, görevimiz tarihe kayıt düşmektir ya, not edelim, 30 Mart sabahı yataktan kalkınca suratların renklerini görelim.

..."(Engin Ardıç/Tarhan Erdem %44-47 diyor/27 Mart 2009/Sabah)


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 29.3.2009 - Seçim...

Kategori: Politika






"Du Bakali N'olecak..."

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 20.1.2009 - Gitti!

Kategori: Politika













Dünyaya enkaz bıraktı ve gitti...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 20.1.2009 - "Daniş...Encümen-i Daniş..."

Kategori: Politika


 


"Encümen-i Daniş.."

Hiç sektirmiyorlar;hemen döşeniyorlar yazıları...Misal,bir bakıyoruz ortalık bir anda "Encümen-i Daniş" başlıklı yazılardan geçilmiyor..."Ne lan bu" falan olana kadar Taha Kıvanç'ı olsuuun...Murat Belge'si olsuuunn...Oktay Ekşi'si olsuuun...köşeleri döşemişler...Ama Umur Talu'da yazınca kayıtsız kalamadık bu memleket meselesine, haliyle...

 

Genelkurmay eski Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu "Encümen-i Daniş dediğimiz bir grubumuz var. Encümen-i Daniş, 1850'lerde kurulmuş. sadrazama, kabineye danışmanlık yapmak amacıyla çalışmış ve Cumhuriyet'e kadar devam etmiş. Cumhuriyet döneminde yeniden toplanmış. Örneğin Cumhurbaşkanlarımız'dan Fahri Korutürk de Encümen-i Daniş'te görev yapmış...
Rapor ediyoruz. Gerektiğinde, konularla ilgili görüşlerimizi yazılı olarak gönderiyoruz. Bunlar arasında Cumhurbaşkanı, Başbakan da bulunuyor. Konuk da çağırıyoruz. Belirlediğimiz sıraya göre konuşuyor, tartışıyoruz. Bazen aramıza davet ettiğimiz isimler de oluyor. Onların da görüşlerini alıyoruz..." demiş...

Bunun üzerine:

Taha Kıvanç (Fehmi Koru); "...Bir ara Mehmet Ali Kışlalı oluşumu öven bir yazı yazmış, bayağı ayrıntılı bilgiler vermişti. Sorulduğunda, “Öyle bir şansım yok; devlete en üst düzey kademede hizmet etmiş çok önemli şahsiyetleri alıyorlar; bizim orada yerimiz yok” demişti...

İkinci sorum ise, hiyerarşik yapısı bir başkan ile genel sekreterden oluşan Encümen-i Daniş'in şimdiki genel sekreterinin kim olduğu?..",

 

Murat Belge; "...O zamanlar (yani Tanzimat) henüz “devlet” ile “hükümet” arasında kan davası olmadığı için, bu “bilginler kurulu”nda Sadrazam vb. doğal üye sayılırdı. İlk toplantıda (1851) padişah Abdülmecid de hazır bulunmuştu, sadrazam Mustafa Reşid Paşa da. Ama dönem değişti, koşullar değişti, “seçim” diye, “demokrasi” diye, olur olmaz “bi’dat”lar çıktı. Onun için şimdiki “Encümen-i Daniş” (Kâmuran İnan’ın söylediğine göre) hükümeti devirmeyi konuşmak üzere toplanıyormuş. Yani artık “devlet”in encümeni olmuş...",

Umur Talu;

"Laf şöyle:
"Encümen-i Dâniş, Osmanlı'da da vardı."
Olur paşam.
Siz Osmanlı mısınız?
Yasak bir unvan olan "Paşa"yı, sivil ve asker hep birlikte kullanmaya bayıldığınıza göre, öyle olmalısınız.
Aristokratik üstünlüklere, imtiyazlara, zümre egemenliklerine hep birlikte çok önem verdiğiniz için..."

Birçoğunuz içinden çıktığı halde, ahaliyi cahil, geri ve çoğu zaman aşağı görmeye meyilli olabildiğiniz için "Saraylı" olmalısınız..."

Dedi...

Kulağınıza çalınırsa,böyle bir mevzu gelip geçti...Haberiniz ola...



Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Bağlantılar


» Ana Sayfa
» Profilim
» Arşiv
» Arkadaşlarım
» e-posta
» Blog RSS

Kategoriler



Arkadaşlar »
>

EkleBunu RSS Ekle Butonu
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:2
| Sonraki Sayfa