09 02 2014

'a yelloz!'

a yelloz! |  görsel 1

"...

 

Kuşlar hep bir ağızdan ötüşüyorlar,"Evet!Evet!" diyorlar,"Unut artık!"

 

Çocukken bilhassa hanımların yanımda bağıra çağıra konuştukları kuş dilini bir türlü öğrenememiştim ama,şimdi hakiki kuşların şimdi hakiki kuşların söylediklerini açık seçik tercüme edebiliyorum.

Mesudum.

 

Asabım bozuk kalktım.Zira yelloz,cesaretimi kırmak için "Bu 'büyük ümitler',Charles Dickens'ın Büyük Umutlar'ını çağrıştırıyor" diyecek.Adım gibi biliyorum.Memleketimizde kelimeler,taa Reji idaresinden beri,yabancının tekelindedir.

 

...

 

Yellozlar ve et kafalı oğlanlar yazdıklarımı boyuna gözetliyorlar.Yayınevleri onlara teslim edilmiş.Alnımın kara yazısı.

Yelloz,tek kaşı kalkık soracak:Nedir bu yazdıklarınız?!

Hayatımdan hakiki hayat sahneleri.

Kara cahillere Reji İdaresi'ni anlatmak,açıklamak gerekecek.

Dickens (1812-1870),para ve şöhret hırsıyla,ikinci sınıf okurların taleplerini göz ardı etmez;kapısına yapışıp kalmış matbaacılardan talepleri tek tek öğrenmeye çalışır,bu talepler çervesinde orta malı şeyler yazardı.Zannım odur ki,bugünün çok satan muharrileri de aynı metodu uyguluyorlar.

 

A yelloz!A et kafalı oğlan!Peşinen yanlış tercüme etmişsiniz:Umutla bekleyiş aynı şey değildir.Umutla bekleyiş,beklenti vardır ama,her bekleyiş umutlu değildir.Esasen bütün bekleyişlerim ümütsizdi.

 

İçim kapkaranlık.

Vaktiyle bu yellozlardan biri bana "Hayatın güler yüzünü yazınız" demişti.Bugünün okuru karanlık,karmaşık metinlerden hoşlanmıyormuş.

 

Bizde vaftiz ve aforozun olmayışına oldum bittim üzülürüm."

 

*

"Bir de şunu ekleyeyim:Yazdıklarımı okudum;vaftiz aforoz meselesinin anlaşılmayacağını fark ettim.Efendim açıklayayım:Yazar burada yellozun editörlük koltuğuna apar topar oturmuş oturtulmuş olduğunu kast etmekte;oraya oturabilmek için,tıpkı hıristiyanlıkta olduğu gibi,bir rahibin kabulüne ihtiyaç duymaktadır.Yine aynı şekilde,zorunlu hallerde koltuğun boşaltılması için edebiyat kilisesinin aforozundan medet ummaktadır.

 

Anlayana sivri sinek saz!"

 

*

"Bir kadeh rakının yanına kirlihanım peyniri iyi giderdi,fakat artık bulunmuyor,fıçı peyniri,dışı küflü.Kirlihanım peynirinin yerine ithal rokfor modası başladı,parası olana.

...

Balzac'ın hayatında yatılı okul dönemi bir yıkımdır.Edebiyat,daima edebiyat!Bu sebepten ötürü Honore de Balzac'la aynı kaderi paylaştığımızı düşünürüm."

 

*

Hayır yanlış anlaşılmasın,Batı edebiyatına hiçbir zaman kapalı olmadım.Hatta en yenileri,mesela Kafka'yı dikkatle okudum.

Kafka Değişim'de neyi anlatmak istiyordu?(Değişim'i şimdi Dönüşüm yaptılar.Bir türlü karar veremiyorlar.)Bu konuda birbirini tutmayan,birbiriyle çelişen yığınla yorum var.Ama bir gerçeklik de,bir yazar fantezisi de olsa,korkunç olan,sabah sabah insanın kendini hamamböceği -bu da değişti!Kınkanatlılardan iri bir böcekmiş-hissetmesidir.Benim bazan gece de hissettiğim olmuştur.

 

...

 

Eskiden karafatmalar vardı.Çukurcuma'dakilere Alman tipi hamamböceği deniyor.Bazan öldürüyordum Alman tipi hamamböceklerini -bu cinayetlerimin bir müeyyidesi yok-...

 

Sıradanlık,herkes gibi olmak ardı sıra kötülüğü getirir.Ölsün hamamböcekleri!"

 

*

Mel'un (Selim İleri-Everest yayınları)

 

*

 

 

0
0
0
Yorum Yaz