16 01 2015

"anatomi..."

anatomi... |  görsel 1

Şimdi konuşup ahkam kesmek kolay…

Her yeri nasıl ele geçirdiklerini;devletin en kozmik odalarına bir bahaneyle girip,sırları nasıl edindiklerini…

Ya da…yağmur altında beraber yürürken ıslanıp,sonra kurulanamadıklarını…falan.

Her şey kabak gibi (tabak gibi de olabilir) ortaya döküldükten sonra…Atış serbest.

Ancak…Çatışmanın ayak seslerini 2010’larda görüp…Üstelik risk alarak çalıştığı gazetedeki köşesinde yazmak,sıkardı biraz.

Riskliydi.

Ama  Orhan Bursalı yazdı;

Taa 2010 yılında.

Örneğin,

6 Haziran 2010 tarihli Cumhuriyet Gazetesindeki köşesinde şöyle diyordu:

 

“Gülen,AKP ile giderek yol ayrımına gelecektir.

Kaderleri farklıdır ve

Herkes kendi kaderini çizmektedir…

Neden şaşırıyorsunuz?”

 

Nasıl bildi,müneccim falan mıydı?

Hayır,ama bir hatırlatma yapmakta fayda var;

Gazetedeki Köşesinin adı,

“Bilim ve Siyaset”.

 

Kitabının önsözünde değiniyor:

“Cemaat ile RTE/İktidar arasındaki bu çatışmanın,bir taraf galip gelinceye kadar süreceği açık seçikti.

Cumhuriyet gazetesinde “Bilim ve Siyaset” köşesinde Kasım 2011’den itibaren bu büyük çatılmayı haber veren ve peş peşe

yayınladığım analizlerimi,hayat doğrulamaya başlamıştı.

Ben de oturup 2012 ilkbaharında iktidar çatışmasının öyküsünü yazmaya başladım.

Dört yıllık adeta özel siyasi tarih.”

 

Kitabı okurken.

Cemaat ve İktidar arasındaki en ürkütücü kavganın,

Koltuk,arazi,ikbal kavgası olmadığını düşündüm.

En korkuncu,

Adamların kendilerine göre kurdukları eğitim sistemiyle,

Başkalarının çocuklarının beyinlerini devşirmeleri,

kendi amaçlarına uygun parti/cemaat militanı olarak yetiştirmeye çalışmalarıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

0
0
0
Yorum Yaz