02 08 2016

"Ayasofya;sanatın tepe noktası..."

Ayasofya;sanatın tepe noktası... |  görsel 1

(fotoğraf:cemedib)

 

“Ayasofya:1479 yıllık İstanbul Ayasofyası,sadece Türkiye’nin değil,dünyanın belki de en büyük,en muhteşem çok kültürlü yapısı.718 yıl kilise,477 yıl cami,82 yıldır müze olarak hizmet veren tarihi eser,inançların,mimarinin ve sanatın tepe noktası…”

*

“Ayasofya,kubbe ve yarım kubbelerden oluşan örtü sistemiyle Osmanlı Mimarlığını birinci dereceden etkiledi.Böylece 6.yüzyılda tasarlanan bir yapı,asırlar sonra yeni fatihlerin uygarlığına büyük katkı sağladı.Fatih Camii,Beyazıt Camii,Şehzade ve Süleymaniye gibi görkemli birçok örneğin esin kaynağı Ayasofya’dır.

İstanbul’da bu isimle ilk yapının İmparator Konstantinus tarafından 4.yüzyılın başlarında inşa edildiği kabul edilmektedir.Kilise bir aziz ya da azizeye değil tanrının kutsal bilgeliğine adanmıştı.415 yılında bir isyanda tahrip olan yapı,bu sefer II.Theodosius tarafından biraz daha büyük ve görkemli olarak inşa edilmiştir.Ancak bu iki yapı da ahşap yapılı binalardı.

532 yılında bir isyanda yanan ikinci Ayasofya’nın üzerine imparator İustinianus bugünkü büyük bir kubbe ve yarım kubbeler ile kapanan yapıyı inşa ettirmiştir.537 yılında tekrar açılarak kentin en büyük kilisesi olan Ayasofya,uzun asırlar boyunca dünyanın da en büyük kilisesiydi.Benzersiz tasarımı genellikle tanrının imparator ya da mimarlara ya da her ikisine ilhamı olarak algılanmış ve Bizans uygarlığında küçük bile olsa bu plan tipinde başka bir yapı inşa edilmemiştir.

1453’te Osmanlılar İstanbul’u fethettiğinde ilk önce cami haline getirilen yapı olmuş ve Salı günü ele geçirilen kentte ilk Cuma namazı da bura kılınmıştır.Yapı özellikle kubbe ve yarım kubbelerden oluşan örtü sistemi ile Osmanlı mimarlığını çok etkiledi ve klasik Osmanlı mimarisinde bu sistem yeniden ele alınıp geliştirildi.Böylece 6.yüzyılda tasarlanan bir yapı,asırlar sonra yeni fatihlerin mimarisini etkileyerek Osmanlı uygarlığına büyük bir katkı sağlamıştır.Dünya mimarlık tarihinde bir yapının neredeyse bin yıl sonra yeni bir mimariyi bu şekilde etkilemesi eşsiz bir durumdur.

Osmanlı mimarisinin Fatih Camii,Beyazıt Camii,Sultanahmet Camii,Şehzade ve Süleymaniye gibi görkemli birçok örneğinin esin kaynağı Ayasofya’dır.Kimi Osmanlı metinleri Ayasofya’nın kubbesi ve Osmanlı mimarisi arasında kıyaslamalar yapmış,hatta Mimar Sinan bile hatıralarının birçok yerinde Ayasofya’ya göndermelerde bulunmuştur.Merkezi mekanlar oluşturma konusunda birçok deneme yapan Türk-İslam mimari geleneği,Ayasofya’nın büyük kubbesi ve yarım kubbelerini onları örtü sistemine bağlayan daha küçük yarım kubbeleri günümüze kadar birçok anıtında kullanmıştır.Bizans döneminde olduğu gibi birçok efsane ile yapıyı kendi geçmişinin olağanüstü bir imgesi haline getirmiştir.

II.Beyazıt,II.Selim ve III.Murat tarafından inşa ettirilen minareler ile yapı adeta bir selatin camiye dönüşmüş ve önünde yer alan türbeler ile hanedanın kabristanı haline gelmiştir.İçerisinde buluna mihrap,minber,kürsüler,İslam hat sanatının başarılı örneklerinden olan dev yazılar ile yapı bir cami olarak da etkileyicidir.islam dünyasında pek benzeri olmayan Allah,Hazreti Muhammed,dört halife ve peygamberin torunları Hazereti Hasan,Hazreti Hüseyin’in isimlerinin yazıldığı levhalar,sanki Bizans döneminin aziz resimlerine İslam inancının karşı tezi gibidir.

Yapı giderek Osmanlı coğrafyasında yaşayan insanların zihninde temel cami imgesi haline gelmiştir.Osmanlı camii kurşun kaplı kubbe ve yarım kubbelerle örtülü bir cami olmalıdır.19.yüzyılda bu kurgudan kısmen uzaklaşılırken,Cumhuriyet döneminde yeniden gündeme gelen klasik Osmanlı mimarisi dini mimariyi tamamen ele geçirmiş ve farklı bir tasarım kabul edilmez olmuştur.Günümüzde de cami denildiğinde insanların zihninde beliren klasik Osmanlı camileri ve onlar vasıtasıyla Ayasofya’dır.

İslam dünyasının en büyük şehirlerinden biri olan İstanbul’un en eski camisi,en eski medresesi/eğitim yapısı gibi özellikleri de bünyesinde taşıyan Ayasofya,1934’ten beri hizmet verdiği iki büyük uygarlığın ve inancın sergilendiği bir müze olarak kullanılmaktadır.”

*

#tarih/BUGÜNÜ ANLAMAK İÇİN/Temmuz 2016/Hayri Fehmi Yılmaz

*

 

40
0
0
Yorum Yaz