17 01 2015

"basit..."

basit... |  görsel 1

15 Ocak 2015,

 

Büyük Şair Nazım Hikmet’in doğum yıldönümüydü.

 

Sosyal medyada,

 

#NazımHikmet113Yasında

 

tabelasına yazılanlarla anıldı,şiirleri paylaşıldı.

 

Bu arada,büyük ozanın şiirleri arasından kendilerine uygun bir şiir beğenemeyip (!) ,

 

Başkalarına ait şiirleri de O’nun şiiriymiş gibi paylaşanlar oldu.

 

Bunlardan biri de;

 

“basit yaşayacaksın basit.

 

sanki bir gün yaşamın sona erecekmiş gibi basit.

 

Çay,simit ve peynirle.”

 

dizeleriydi.

 

Oysa

 

Bu tahrif edilmiş güzel şiir,

 

Nazım Hikmet’in değil,

 

kendini “Düş Hekimi” olarak tanıtan,

 

diş hekimi

 

Yalçın Ergir’e aitmiş…

 

Bu,kime yakıştırılacağı bilinmeyen şiirin,

 

Aziz Nesin’lik de bir hikayesi varmış meğer.

 

*

 

 

Basit yaşayacaksın

 

 

Mesela susayınca su içecek kadar basit.

Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.

 

Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;

tek bir düğme, tek bir cümle gibi;

sevince lafı dolandırmadan söylediğin

“seni seviyorum” gibi.

 

Basit bir öpücük yetecek sana;

basit sıcak bir öpücük

ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.

O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,

o öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.

 

Kabak çekirdeği verecek sana

rakamların veremediği mutluluğu.

 

El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak

en değerli kağıdın;

hep yanında taşıdığın,

atmaya kıyamadığın.

 

İki harekette giyiniverecek,

iki harekette soyunuvereceksin.

Kısacık olacak uyanman

ve yola çıkman arasında geçen süre;

kısacık olacak

sıcacık kollara dolanman

ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre.

 

Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;

bakışların bile anlatabilecek kendini.

 

Beklentilerin de basit olacak.

Kaf Dağı’nın önünde bekleyecek mutluluklar.

Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;

ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana

en ucuz aşk romanını.

 

Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.

Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.

 

Bir kaşarlı tost olacak aradığın

nasıl oturacağını bilemediğin sofrada;

parmakların olacak en kıymetli çatalın.

Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.

İskender’in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.

 

Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana

kontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir

“fa diyez”in mutluluğunu.

 

Makyajın ilk “a” sına kadar bilmen yetecek.

Temizlik kokacak en pahalı parfümün

 

“Bilmiyorum” diyebileceksin bilmediğinde

ve çok normal olacak onu da bilmeyişin.

Tek dereden su getirmen yetecek,

bir “istemiyorum” diyebilmeye.

 

Ne durduğu farketmeyecek abanın altında.

 

Saatin, sadece saati gösterecek;

Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın.

Küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan.

 

Basit yaşayacaksın, basit.

Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi

 

basit...

 

 

*

 

Yalçın ERGİR

 

*

DÜŞ HEKİMİ

 

*

http://www.ergir.com/basit_yasamak.htm

 

*

 

 

 

0
0
0
Yorum Yaz