08 10 2015

"DNA Tamircisi..."

DNA Tamircisi... |  görsel 1

 

 

Dün 2015 Nobel Kimya Ödülü’nün açıklanması ülkede bir heyecan dalgasına neden oldu.

Normal koşullar altında günlük siyasetin kısır tartışmalarından başımızı kaldırıp ilgilenmeyeceğimiz bir ödülün ilgimizi çekmesinin nedeni,

Ödüle layık görülenin bir Türk olmasıydı.

İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi,İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından

2015 Nobel Kimya Ödülünün sahibi olarak isimleri açıklanan üç bilim insanı arasında

Prof.Dr.Aziz Sancar ismi de yer alıyordu.

Orhan Pamuk’un 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nün alması da büyük bir başarıydı ama çorak bilim topraklarını yeşertme umudu adına,

bu ödül önemli bir motivasyon.

Ayrıca ödül sahibi Prof.Dr.Aziz Sancar’ın,

bize çok benzeyen hatta birçoğumuzdan daha zorlu ortamda geçtiği anlaşılan hayat hikayesi,

İçinde bulunulan koşullardan azade olarak çalışmak ve azimle uzun yollar kat etmenin mümkün olduğunu vaat ediyor.

Mardin Savur’dan,ana babası okuma yazma bilmeyen 8 çocuklu aileden ve ortaöğretimini Savur’da okumuş biri olarak çıkıp,

dünyaya kendini bilim adamı olarak kabul ettirmek…Arkasından Nobel ödülü almak,büyük iş,biyografisi okullarda okutulsa keşke.

Yönetmenliğini Yavuz Turgul’un yaptığı,

Şener Şen ve Meltem Cumbul’un başrollerinde olduğu

“Gönül Yarası” filmindeki diyalogu hatırlarsınız.

Aynur Doğan’ın söylediği Kürtçe türküye ağlayan Dünya’ya (Meltem Cumbul) Nazım (Şener Şen) sorar:

-Kürtçe biliyor musun?

+hayır

-o zaman niye ağlıyorsun?

+abi bu türküye ağlamak için Kürtçe bilmek mi lazım?

Ezcümle;

Aziz Sancar’ın Nobel ödülüyle gururlanmak için

Biyokimya bilmek mi lazım?

 

 

 

 

 

 

 

0
0
0
Yorum Yaz