01 02 2013

'fareler ve...'

'fareler ve...' |  görsel 1

 

"Salinas Nehri,Soledad'ın bir iki mil güneyinde dağların eteğine iyice sokulur ve derinden yemyeşil akar.Suyu ılıktır,sarı kumların üstünde küçük göle doğru kayıp giderken güneşte ışıltılar saçar.Nehrin bir yakasındaki altın yamaçlar heybetli,Galiban dağlarına doğru dimdik yükselir;ama vadi tarafında nehir boyunca ağaçlar dizilidir.her bakımdan taptaze ve yemyeşil fışkıran söğütler,alt sıralardaki yapraklarının gövdeye bağlandığı yerlerde kış sellerinin tortusunu taşır.Çınarlar salkım saçak uzanan benekli,kocaman,beyaz dallarıyla gölün üzerine eğilir.Ağaçların altında uzayıp giden kumsalda birikmiş yapraklar öylesine gevrektir ki,aralarından bir kertenkele geçecek olsa müthiş bir hışırtı kopar.Akşamları tavşanlar çalılıklardan dışarı uğrayıp kumda oturmaya gelirler.Nemli düzlükler gececi rakunların ayak izleriyle,çiftlik köpeklerinin patilerinin yayvan çukurlarıyla ve karanlıkta su içmeye gelen geyiklerin yarık tabanlı izleriyle dolar.

 

Söğütlerin içinden geçen ve çınarların arasında uzayıp giden bir patika vardır burada.Çiftliklerden gölcüğün derin suyunda yüzmeye gelen oğlanların ayakları altında çiğnenmiş,karayolundan aşağılara doğru argın inip su kenarında gecelemeye gelen yersiz yurtsuzların aşındırdığı patikadır bu.

 

Dev çınarın yere paralel duran alçak dalının önünde nice kamp ateşinden arta kalmış bir kül yığını durur.dalın üstü sürekli oturulmaktan aşınıp dümdüz olmuştur.

 

Sıcak günün sonunda çöken akşam,hafif bir esintiyi yaprakların arasına salıverdi.Gölgeler tepelere,dağların zirvelerine doğru tırmandı.Gölün kumku kıyısında tavşanlar,taştan yapılma,gri heykelcikler gibi sessizce oturmaktaydılar.Az sonra,karayolunun bulunuduğu taraftan gevrek çınar yapraklarını çıtırdatarak yaklaşan ayak sesleri duyuldu.uzun bacaklı bir balıkçıl güçlükle havalandı ve nehrin aşağısına doğru gözden kayboldu.Bir an,hayat durmuş gibi etraf sessizliğe büründü.Hemen ardından iki adam patikadan çıkıp yeşil gölün yanındaki düzlüğe adım attılar.

Patika boyunca tek sıra yürümüşlerdi.Artık açıklığa çıkmış olmalarına rağmen,biri hala öbürünün arkasında duruyordu.İkisi de kot pantolon ve pirinç düğmeli kot ceket giymişti.Başlarında şekilsiz siyah şapkalar vardı.İkisi de sıkıca bağlanmış battaniye rulolarını sırtlarına vurmuşlardı.Öndeki ufak tefek ve çevikti..."

*

(John Steinbeck*Fareler ve İnsanlar*Remzi Kitabevi)

0
0
0
Yorum Yaz