cemedib



» 15.12.2009 - bir zamanlar...


 

"...Dünya öylesine çiçeği burnundaydı ki,pek çok şeyin adı yoktu daha ve bunlardan sözederken parmakla işaret edip göstermek gerekti..."

 

(Gabriel Garcia Marquez/yüzyıllık yalnızlık)

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 30.11.2009 - "Affetmek..."


 

"-Bir gün sana her şeyi erkek erkeğe anlatabilmeyi ve beni affedeceğini umuyorum."

 

"Babamı ölüm yatağında ziyerete gittim.Bu büyük acıyla ölmesine izin veremezdim.Savunmasını dinledim...

...

Onu kollarıma aldım,büyük bir duygu sardı bedenlerimizi ve onu affettiğimi söyledim.O an doğru söylüyordum.

Onu büyük bir yükten kurtardığımı hissettim.Bu olmadan ölmeyecekti.

 

İki gün sonra öldü ama bazı şeyleri ancak bir daha göremeyeceğimiz kişilerde affedebileceğimi biliyordum.

 

Affetmek bazen affettiğine yakın olmayı kaldırmaz."

&

(Antoni Casas Ros/Almodovar Teoremi)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 1.8.2009 - "Sopaların en Allahsızı..."

"...Haziran sopası dediğim sopayı da,rahmetli babam bırakmıştı bana;son nefesini verirken yorganın altından çıkarıp yavaşça elime tutuşturmuş,tutuştururken de dünyanın dışına doğru kayan gözlerini gözlerime dikerek, neredeyse kemik ağartısına benzeyen toprak kokulu bir sesle,sakın unutma evlat sakın unutma,yeryüzündeki sopaların içinde en Allahsızı budur,demişti.

 

Buğulu gözlerle ötekinin yüzüne doğru bakmış.

 

Biliyor musun,gerçekten de Allahsızın Allahsızıydı haziran.Hani dilden zikirden düşmeyen,kimilerinin yere göğe sığdıramadığı şu ünlü kızılcık sopası var ya,dinime imanıma,o bile hiç kalırdı onun yanında;esamisi okunmazdı.Tabii,sen bugüne dek onun adını duymamış,kendini görmemiş olabilirsin.Çünkü benim bildiğim kadarıyla kimi zaman Kudüs'e,kimi zaman Mekke'ye,kimi zaman da Kahire'ye yakın bir yerde,ancak bin yılda bir yetişirmiş bu haziran..."

 

&

 

(Hasan Ali Toptaş/Uykuların Doğusu)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 22.7.2009 - "Delilik konuşuyor..."

"...Uzun lafın kısası,ben halkın diline pelesenk olmuş şu atasözüne uygun hareket ediyorum:Kimse seni övmezse,sen kendini öv."

 

"...Öyleyse şimdi benden irticalen,hiç işlenmemiş, ama baştan sona samimi bir konuşma dinleyeceksiniz.Yine de şu Hatip takımının hep yaptığı gibi,bu konuşmayı dehamı göstermek için kurguladığımı düşünmenizi istemem.Çünkü siz de bilirsiniz ki,onlar bir konuşma hazırlayacağım diye tam otuz yıl çile çekerler,çıkara çıkara kendilerinin olmayan bir söylev çıkarırlar,sonra da bunu sırf eğlence olsun diye üç günde yazdıklarına yemin ederler.Bana gelince,her zaman ağzıma geleni söylemekten büyük keyif almışımdır."

 

(Erasmus&Deliliğe Övgü&Çeviren:Çiğdem Dürüşken)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 17.6.2009 - "Uykuların Doğusu"...Hasan Ali Toptaş...

"Derken,adam bir gün kalkmış efendime söyleyeyim,gene nereye doğru gittiğini bile bilmeden,dalgın adımlarla şehrin uzak köşelerine doğru yürümüş.

 

O yürüdükçe,çevresindeki görüntüler de yavaş yavaş değişmiş tabii.İnasnın üstünü başını aydınlatan vitrinlerle berber dükkanlarının parıltısı geride kalmış da,bunların yerini sıvaları dökülmüş yamru yumru duvarlar almış sözgelimi;pirinç halkalı kapıların yerini üflesen yıkılıverecekmiş gibi gözüken çürük tahtalar,ağarıp duran sakız kıvamındaki perdelerin yerini kirliler kirlisi çaputlar çaputlar,bol ışıklı pencerelerin yerini kararmış çocuk yüzü genişliğindeki delikler,çarşıların,mağazaların ve çay bahçelerinin yerini de içlerinden kara kara sinek bulutları havalanan,dört yanı kerpiçlerle çevrili,boş arsalar almış."

 

"Sonra, efendime söyleyeyim,işte böyle yürüye yürüye,sonunda surların dibine kadar gitmiş bu adam.Gidince de sırtındaki ceketini çıkarıp hafifçe öne eğilerek yorgun adımlarla yukarıya doğru tırmanmış kırık şişe mezarlığına benzeyen pis kokulu hendeklerin yanından soluk soluğa geçmiş ve nasıl olsa artık şehrin sonuna geldim diye varıp bir melengiç ağacının altına yavaşça oturmuş."

 

"Derken,efendime söyleyeyim,işte bu tatsız düşüncelerle birlikte yürüye yürüye,geniş bir kavis çizerek,sonunda surların sonuna kadar gitmiş bu adamGidince de benim şimdi burada kelimelerle anlatamayacağım ölçüde büyük mü büyük bir şaşkınlık yaşamış..."

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 5.5.2009 - okumalar...






"...

Göçmen kuşlar,kuşlar aleminin en tuhaf grubunu teşkil ediyordu.Önce uzak memleketlere göç etmek için sürülerinden ayrılıyor,oraya vardıklarında da toplanıp sürüler oluşturuyorlardı."

 

(Elif Şafak/Araf/Metis)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 17.4.2009 - "Gövde'm..."

"Gövdem ve çatısı:Bir kural olarak iskelet.Dilimi,gramerimi yarıyarıya o belirler.

Bunu gelip yumak bütünleyecektir:Sinir,kas,lif okyanusu (sudur çünkü gövdem.)Demek ki:Bir kural olarak Ten.

Organlarım,içeride ve dışarıda,bulamayacakları bir simetriyi,kaymış bir eksenin etrafında boşyere ararlar.Bir kural olarak asimetri.

Tıpatıp birbirine benzemek istemiş,tıpatıp birbirine benzeyememiş bütün ikiz öğelerim (göz,kula,omuz,ayak...) hem bundan,hem de başka benzerleri karşısındaki benzersizlikleri ile tasarım mantığına ayrı bir kural katarlar.Hiçbir iris,hçbir parmak izi,hiçbir kıl ötekiyle çakışmaz.Bir kural olarak biriciklik.

 

Ondan:Gövdem tek,üslubum ve gövde dilim yektir.

..."

 

(Enis Batur/Gövdem/Sel yayıncılık)


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 9.4.2009 - "Kitap..." ve "Okumak..."

"Ramazan ayının 27 gecesi (Kadir Gecesi),Hira Dağı'nda uyumakta olan Hz.Muhammet'e Cebrail görünerek "OKU!" demiştir.Hz.Muhammet önce duraklamış,sonra Cebrail üç kez daha aynı şeyi söyleyince "NEYİ OKUYACAĞIM?" diye sormuştur.Cebrail,"Yaratan Rabbinin adıyla OKU!O insanı bir kan pıhtısından yarattı.OKU!Rabbin en büyük cömertliğin sahibidir,O'dur kalemle yazmayı öğreten.O insana bilmediğini öğretti..."

 

"Tadına bakılacak kitaplar vardır,bir lokmada yutulacak kitaplar vardır,bir de pek az da olsa iyice sindirilecek kitaplar..."

(Francis Bacon)

 

"Çocukların yaptığı gibi eğlenmek için okumayın,hırslı insanların yaptığı gibi öğrenmek için okumayın;hayır,yaşamak için okuyun!"

(Flaubert)

 

"Bazı kitapları okurken yazarın düşüncelerine dalıp gideriz,bazılarını okurken de kendi düşüncelerimize..."

(Edgar Allan Poe)


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 5.4.2009 - Okuma parçalamaları...


"...

Yokluğun hiçlik olduğuna inanmaktan daha büyük bir hata olamaz.İkisi arasındaki fark bir zamanlama meselesidir.(Bu konuda bir şey yapamazlar.)Hiçlik önce,yokluk sonradır.Bazen ikisi kolayca karıştırılabilir:Kederimizin bir kısmı da bundandır.

 

A'idacığın"

 

(J.BERGER/A'DAN X'E romanından.)

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

» 2.4.2009 - Okuma parçası...Parça parça okumalar...


"...

Yaralarını hilal şeklinde bir iğne iplikle diktim.Nehrin iki kıyısını bir araya getiren her dikişten sonra,iğneyi tutan cımbızın üzerinden ipi dolandırarak düğüm atıyordum.Düğüm düğüm ilerledim.Ten birleşmek ister.İki yarayı da sardım.Başının altına yastık koydum.Dalgaların üzerinde salınan bir tekneyi taklit etmek için sedyeyi sallamaya başladım.

 

Saat 2.30'du.Yalnızdık,bekliyorduk.Sessizdi.Uyumuş olmasını diledim.

 

[gönderilmemiş mektup]"

 

(J.BERGER/A’DAN X’E romanından)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Bağlantılar


» Ana Sayfa
» Profilim
» Arşiv
» Arkadaşlarım
» e-posta
» Blog RSS

Kategoriler



Arkadaşlar »
>

EkleBunu RSS Ekle Butonu
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:2
| Sonraki Sayfa