06 04 2016

"Kameraya baktın Castro Abi..."

Kameraya baktın Castro Abi... |  görsel 1

Rıfat,günleri işe yarar bir biçimde biriktirebilmek için bir hikayeye ihtiyacı olduğuna karar verdi.

*

“Efendim?” diyor telefonun diğer ucundaki ses,”Kimsiniz?” diye soruyor.Cevap alamıyor ama hemen anlıyor arayanın beylik yıldızlarıyla kadifeden yastığında yatmaktansa gölün sularına dökülen gece olduğunu,çünkü edebiyat eleştirmenlerinin hep belirttiği gibi,hiçbir şey söylemeye çalışmaktan doğuyor şiir.

*

Fısıltılar yavaş yavaş denetimsiz seslere dönüşürken Rıfat,”Askerlikten ayrılan İkinci Yeni bir şair bulmamız lazım,” dedi.”O bize beylik tabancasını verir.”Bir sessizlik oldu.Sonra orada,karanlığın ve kitapların ortasında,asıl yapmaları gerekenin İkinci Yeni’yi yeniden kurmak olduğuna karar verdiler.Dağılmadılar.

*

Oysa Tanpınar diyor ki:”Türkiye evlatlarına kendisinden başka bir şeyle meşgul olma imkanını vermiyor.”

*

Babası sözünü kesti:”İçimdeki canavarı oyalamak için onunla her gün pingpong maçı yapıyorum.”

“Pingpong maçı mı?” diye sorabildi Rıfat.

“Bazen top kayboluyor,maç duruyor,”diye devam etti babası kendi kendine konuşur gibi.

“Top kaybolduğu zamanlar oğlumsun.”

*

“Gerçek şu ki,ahlaktan önce sevgiyi bulmalı insan.Yoksa ikisi de yok olup gidiyor.”Rıfat Albert Camus’nun bu sözünü okuduktan sonra gidip sebzeleri susuz pişiren bir tencere,yüksek emiş gücüne sahip bir elektrikli süpürge,güneş lekelerine iyi geldiği söylenen bir krem,penye eşofman takımı…”

*

Barış BIÇAKÇI

*

Seyrek Yağmur

*

İletişim Yayınları

*

100 sayfa

 

35
0
0
Yorum Yaz