06 03 2018

'kriz çıkmaz,ajandamda boş yer yok.'

KİSSİNGER ile ilgili görsel sonucu

Selçuk  ALTUN

 

*

 ‘Selamün Aleyküm’ mahlaslı o İsrailli yazar’

*

 

 

“Sekseninci doğum gününde; örnek eş, anne ve eğitmen yengem Naciye Eminsoy için”

*

4426- Sahafbaşı Emin Nedret İşli, 2009’da Sahaf Turkuaz’a davet etti, yakınlarda vefat eden ünlü bir iş adamının kitaplığını almıştı ve ilgileneceğim parçalar vardı. Musevi iş adamı, daha çok Musevi yazarların (Franz Kafka, Isaac Bas­hevis Singer, Arthur Koestler…) kitaplarına odaklanmıştı ama benim dikkatimi, yorgun kitapların arasına karışmış bir küçük telefon defteri çekti. Üç adet İngilizce, ilk baskı ro­man alınca Nedret, Royal Caribbean Cruise Line antetli gizemli defteri hediye etti. Def­ter, iş adamının yurt dışı dünyasıyla ilgiliydi; iş yaptığı şirket ve fabrikalar, banka ve ünlü bankerler, lüks otel ve mağazalar ile yurt dışında mukim arkadaşlarının telefon ve adreslerini içeriyordu. İlk bakışta dikkatimi çekenler Safra Bank’ın ünlü bir ortağıyla, Türkiye göçmeni şarkıcı Neil Sedaka’nın bir akrabasıydı. (Sedaka İbranice’de “Sadaka” demektir.)

 

(Spotify’dan bir Neil Sedaka önerisi: “Oh! Carol”)

*

4427- Defter geçenlerde yine elime geçti, açtığım ilk sayfada “Mario-İnci Modiano” adları dikkatimi çekti, iletişim yerinde Atina’da bir cadde belirtilmişti. Aklıma 2014 Nobelist’i Patrick Modiano (doğ. 1945) geldi, Fransız yazarın dedesi Osmanlı vatandaşı bir Selanik Musevisi’ydi. Derhal Hazreti Google’a başvurdum. Mario Modiano (1926-2013) The Times’da otuz sekiz yıl çalışmış araştırmacı-gazeteci ve Yunanistan vatandaşı bir Musevi’ydi. Karısı İstanbullu Müslüman İnci Hanım’la mutlu bir evliliği vardı.

 

Kendisi aile soyağacıyla ilgili uzun bir araştırma yapmış ve bulgularını “Hame­hune Modillano” adlı kitabında irdelemişti. 1570’den 2000’lere dek büyüyen ağaçta 3 binden fazla kişi vardır: Edebiyat Nobelist’i Patrick Modiano’nun yanı sıra 1964 iktisat Nobelist’i, ABD vatandaşı Franco Modigli­ani ile ünlü ressam Amadeo Modigliani de (1884-1920) aynı ailedendir. Babası Sam Modiano, “Biz gerçek Modiano sayılırız, çünkü Haham Samuel’in ailesi Bonomo’lar­dan gelmekteyiz” dermiş. (Bundan sonrası İzmirli şarkıcı ve şair Can Bonomo’ya (doğ. 1987) kalmıştır…)

 

*

4428- Küresel kültürazzi:

 

Londra’da bir hastanede bir bebek öl­mek üzeredir ve doktorlar çaresizdir. Agat­ha Christie okuru bir hemşire onun duru­munu “Pale Horse” adlı polisiyedeki hasta bebeğe benzetir; o körpe çocuk talyum ze­hirlenmesinden mustariptir. Doktorlar hem­şireye güvenip ilgili tedaviyi uygulayınca bebek kurtulur. /

 

Şair Robert Frost, John F. Kennedy’nin başkan seçilmesi şerefine yazdığı şiiri törende okuyamaz, güneş göz­lerini rahatsız etmektedir. Yerine ezberin­deki “The Gift Outright” (Bâriz Ödül) şiirini okuyacaktır. /

 

Matthew Arnold eğitim mü­fettişi, Daniel Defoe tütün tüccarı, Thomas Hardy mimar, Langston Hughes garson, Jack London altın arayıcısı ve Marianne Moore kütüphaneciydi. /

 

Hector H. Mun­ro Birinci Dünya Savaşı’nda öldü. Ömer Hayyam’ın “Rubaiyat”ından ödünç aldığı “Saki” mahlasıyla tanınırdı. /

 

Solomon Ra­binowitz, “Sholem Aleichem” mahlasından vazgeçmedi, İbranice “Selamün Aleyküm” demektir. /

 

İngiliz yazar Evelyn Waugh’un iki kişinin birlikte yazdığı kitaplara taham­mülü yoktu, “Bu, bebek sahibi olmak için üç kişinin bir araya gelmesini andırıyor” görüşündeydi. /

 

Sherlock Holmes’un adının kaynağını merak ediyorsanız, Arthur Conan Doyle’un kriket oyunundaki rakibinin adı Mordecai Sherlock’tu. /

 

Oscar Wilde ise Thorton Wilder. (Semih Gümüş ise Selçuk Altun). /

 

Küresel yazar H. G. Wells ölüm döşeğindedir, etrafındakiler veda niyetine birkaç unutulmaz söz talep edince üstat sinirlenir, “Ölmeye çalışıyorum, rahatsız etmeyin!” /

 

Dylan Thomas o konuda daha az ciddidir; “Arkası arkasına 18 duble sek viski içtim, bu bir rekor olmalıdır” deyip son nefesini verir…

*

 

4429- (H)AZ.

*

4430- Aralık ve Ocak aylarında küresel kültür ve müzik âleminden önemsediğim dört kişiyi yitirdik:

 

i)Polisiye yazarı Sue Grafton (1940-2017) 1986’da çılgınca bir projeye girişti, alfabenin her harfi için bir roman yaza­caktı ve otuz bir yıl sonra “Z for Zero”yu bitiremeden öldü. Hınzır kadın kahramanı Kinsey Milhone’u yaşdaşım olduğu için de severdim, hatta onu “Bizans Sultanı”na ko­nuk ettim. Sue Grafton bu girişimime kendi internet sitesinde yer vermişti.

 

ii) Fred Bass (1928-2018), babasının 1927’de 600 dolar sermaye ile New York’ta kurduğu “Strand”ı dünyanın en büyük sa­hafı konumuna çıkartmıştı; nitelik ile niceli­ğin harmanlandığı mekânda 2,5 milyondan fazla kitap bulunur.

 

iii) Aharon Appelfeld (1932-2018), Uk­rayna kökenli bir Museviydi, dokuz ya­şındayken Nazi soykırımından kaçıp üç yıl ormanlarda saklandı. İsrail’e ulaştıktan sonra özyaşamöyküsel romanlar yazdı, adı Nobel adayları arasında anıldı. Selçuk Altun ile Güven Turan, onu Türk okurlara tanıt­mak için uğraştılar. (YKY’den çıkan “Demir Raylar”ı öneririm.)

 

iv) Fransız şarkıcı France Gall (1947-2018), 1965’te Eurovision Şarkı Yarışması’nı kazanarak ünlenmişti; iç gı­cıklayıcı bir sesi ve masum bir yüzü vardı. Lisedeyken okul dolabımda bir fotoğrafı asılıydı.

 

*

4431- Rodney Dangerfield diyor ki:

 

- Ben çocukken ailem durmadan taşınır ama ben her seferinde gider onları bulur­dum.

- Karıma, “Erkek şaraba benzer yaşlan­dıkça değeri artar” deyince beni mahzene kapadı.

- Komedi kanıma girmiş, bir de programı­ma girse.

 

*

4432- “Tarihte Garip Vakalar”dan-Max Kemmerich (Çev. Behçet Necatigil), 1952.

 

- Ortaçağ’ın sonlarına, yani reform devrine doğru on iki yaşında oğlanlar bile genelevlere dadanmışlardı. Ulm Belediyesi, 1527’de on ile on dört yaş arası çocukların genelevlere alınmasını yasak ederek böyle­lerinin sopa ile kovulmalarını kararlaştırdı.

- Ortaçağ papazlarının ahlâksızlıkları yaz­makla bitmez. Bir misal: Nördlingen şeh­rinde 1472’de belediye meclisi, papazların genelevlere gitmelerini yasak etmeye cesa­ret edemeyerek sadece bütün gece orada kalmalarını menetmekle yetindi.

- 1526’da Nürnberg’de lağvedilen bir kadın manastırındaki rahibelerin bir kısmı genelevlere dağıldı. Hâlbuki bu manastır, kadınlar arasındaki ahlâksızlığı azaltmak, düşmüş kızları kurtarmak için kurulmuştu.

 

*

4433- Bookforum dergisinin yılsonu sa­yısında yılın en iyi kitabı sorusuna romancı Joshua Cohen’in yanıtı: “2017’de favori kitabım kendi yazdığım “Moving Kings”dir. Çünkü onun için çok çalıştım. Çünkü kita­bım çok iyi. Çünkü sağlık, gençlik ve ruhsal yorgunluk pahasına elde edilen başarıdan gururlanmazsanız onun ne değeri kalır ki?”

 

*

4434- Yılbaşında yatağıma girdiğimde yazar Muriel Spark (1918-2006) ile ilgili bir anı kitabı okuyordum. Bana novellayı öğre­ten ve sevdiren Spark’ın 100. doğum yılıdır. (Önemli şairimiz İlhan Berk’in de 100. do­ğum yılını idrak ediyoruz. Bir anı kitabında onun 1915’li olduğu belirtilir denmişti. Öne­mi yoktur, şair kendi yaşını belirler!)

 

*

4435- “İsviçre Kahvehaneleri”nden-Uğur Kökden, 2017 27 Mayıs Cumaİsviçre ve “intihar” (Le Temps / Zaman gazetesi, 26 Mayıs 2005)

 

Her yıl, yaklaşık yüz kişi intihar ederek İsviçre trenlerinin altında kalıyor. Otuz yıldır demiryollarında çalışan birisi, “Asla buna alışılamaz!” diyor. “Tekerleklerin bir vücu­dun üstünden geçerken çıkardığı gürültü, dehşet vericidir!” Makinist, söz konusu dra­mın izleyicisi. Onun elinden bir şey gelmi­yor. O bir kurban! İntiharın istenmeyen ak­törü. Her üç makinistten ikisi, böyle bir ka­zayla karşılaşıyor: “accident de personne”. Deyim böyle! Saatte 140 km hızla giden bir tren, acil fren ve alarm işareti verse bile, ancak 600 m sonra durabiliyor. İşte 2003 yılı rakamları: İsviçre’de 115, Almanya’da yaklaşık 1000, Fransa’da 500, Avusturya’da 400, Japonya’daysa 800…

 

*

4436- “Yalnızca Chanel No: 5 parfümü.”

(Marilyn Monroe’nun yatarken üstünüzde ne bulunur sorusuna yanıtı)

 

*

4437- Şair Arkadaş Zekâi Özger’i (1948-1973) yirmi beş yaşındayken yitirdik; yaşa­saydı 70. yaşını 8 Ocak günü kutlayacaktı. Ankara’da evine dönerken bir karanlık sokakta düştü, ertesi sabah hastaneye kal­dırıldı; bir hafta sonra beyin kanamasından öldü. Ailesi ve dostları beyin kanamasının asıl nedeninin, 1971’de kaldığı öğrenci yur­duna baskın yapan polisin dayak seansında başına aldığı darbeler olduğu görüşünde.

 

(Yaşasaydı ülkenin en önemli şa­irleri arasında yerini alacaktı.)

*

 

 

 

4438- “Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası”ndan-A. Z. Özger:

 

“Hüzün Mevsimi”nden tadımlık

 

yalnızım. bunu hep söylüyorum

geceyi çarmıha geriyorum kimseler tapmıyor

hüznümü ölçeğe vuruyorum yüreğime sığmıyor

her şey ne kadar olabilir meraklanıyorum

yüzüme dokundukça tırnaklarım kanıyor

yalnızlığımı hüznümle yoğuran gece

öyle basitsin ki sen bütün şiirlerin içinde

biliyorum. biliyorum bunu da biliyorum

gökteki yıldızlar kadar dizeler yazılsa da

kendime kendimden başka kendim yok

ne utancımı kuşanan bir sevgi

ne çirkinliğimi öpen bir kız

 

*

4439- 31.01.2018 akşa­mı, Ali Poyrazoğlu Usta’nın “Tamamla Bizi Ey Aşk” adlı oyununu izledik. Tıklım tık­lım dolu salonda, interaktif oyun, izleyicileri derhal içine çekti. Yirmi iki yıllık evli bir çiftin monotonlaşan evliliğini kurtarmak için bir evlilik terapistine gitmesi özgün bir şekilde irdelen­mişti. İzleyiciler, oyunun kilit karakteri Mahmut Kâmil’e gülerken bilinçaltında kendi evliliklerini de sorguluyordu; bence oyunun “yüksek nok­tasıydı.”

 

*

4440- “Ölünecek Bre Mehmet”ten-Bülent Korman, 2009:

 

“Geçende rastladım, ‘Sanat ne sanat içindir, ne toplum için; anlayan içindir’ de­miş Çetin Altan. Gene hınzırca. ‘Bence de öyle’ demek isterim.”

[Bülent Korman (doğ. 1947) ODTÜ me­zunu mimardır. 1977-1993 döneminde ülkenin en önemli reklamcılarındandı. Va­tan’daki köşe yazıları da nefisti. Estet’tir, Fenerbahçeli’dir, Oğuz Atay’ın yakın dos­tuydu; onunla ilgili bir anı kitabı yazmasını Kitap İçin’den ikinci kez rica ediyorum.]

 

*

4441- Kitap Önerileri:

 

Nâzım’ın Cep Defterlerinde Kavga, Aşk ve Şiir Notları (1937-1942)-Haz. E. Akbulut, Y. Bilge, H. Durgut, M. Ulusel, YKY /

 

Bir­birimiz İçin Yaşayacağız-Andrey Platonov (Çev. Erdem Erinç), Metis /

 

Sarsıntı-Thomas Bernhard (Çev. Esen Tezel), YKY /

 

Öptüm Seni-Roald Dahl (Çev. Püren Özgören), CAN /

 

Ottla’ya ve Aileye Mektuplar-Franz Kafka (Çev. Regaip Minareci), Türkiye İş Bankası Kültür Yay. /

 

Memnu Mıntıka-Enis Batur, Kırmızı Kedi /

 

1951-L. Cantek; S. Sofuoğlu, İletişim /

 

Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura-Ayfer Tunç, CAN / Lirik Defterler-Hilmi Yavuz, YKY /

 

 Sahafnâme-E. Nedret İşli, Kırmızı Kedi…

 

*

4442- Yazar adaylarına on tüyo (Kaynak: 03.01.2018 günkü The Guardian)

 

1-Özgüvenin olsun (Hilary Mantel) /

 

2- En verimli saatlerini seç ve o zaman yaz (Leo Tolstoy) /

 

3- Önce iyi bir okur ol (William Faulkner) /

 

4- Yaz, egzersiz için de yaz (Katharine Mansfield) /

 

5- Yazmaya ara vermeyi unutma (Ernest Hemingway) /

 

6- Her gün bir sayfadan fazla yazma (John Steinbeck) /

 

7- Kötü müsvettelerden tırsma (Miranda July) /

 

8- Yazarken alkol alma (F. Scott Fitzgerald) /

 

9- Yazarken interneti unut (Zadie Smith) /

 

10- Odaklanma soru­nun mu var, bir kedi al (Muriel Spark)…

 

*

 

4443- Selçuk Altun’un yazar adaylarına önerisi: Nitelikli bir okur olurken şiiri ihmal etmeyin. Üçüncü sınıf bir yazar olacağınıza birinci sınıf okur kalın. Kitapların size bir teselli ikramiyesi olabilir; örneğin sizi sanat ve müziksever kılar.

 

*

4444- “Rahibinden Satılık Kilise”den- k. İskender, 2006:

- Tüfekleri yağlamak için biraz gözyaşı lazım!

- Açık unutulmuş bir radyo gibi İstanbul.

- Musiki çoktan hazır. Lakin, zebaninin güftesi yok.

- Her sabah bir filozof gibi açar gül.

 

*

4445- 1893 ürünü “Murray’s Hand-book Constantinople”a sahaf Turkuaz’da rastladım ve kaptım; döneminin önemli turist elkitaplarındandı. Ciltli kitapçık tarihî bilgiler açısından bir küçük hazine, örneğin İmparator Valens’in (328-378) Saraçhane’de mukim Su Kemeri’nin taşlarını nereden tedarik ettiğini de ondan öğrendim. Kadıköy sakinleri rakibi Prokopius’un tarafını tutun­ca onların kale duvarlarını yıktırıp taşlarını, adını alan su kemerinin inşasında kullandırır. Yüz altmış altı sayfadan mürekkep kitaba eklenen Avrupa’da otel, deniz ve demiryol­ları ilanları kısmı elli sekiz sayfa tutmuş. Otel reklamlarında; banyo, elektrik ve asansör hizmetleri vurgulanmış. İstanbul’dan yalnız­ca Hotel de Byzance’ın ilanı var. Sahipleri Rum ama adres belirtilmemiş, Boğaz ve Haliç manzaralı demekle yetinilmiş. (Gel de, o binayı merak etme!)

 

*

4446- 2018! Mahir Öztaş’ın “Koparıldığı­mız Topraklar”dan sonra bir roman kotar­mamasının dokuzuncu yılını idrak ediyoruz.

 

*

4447- “Atatürk’ün izinde isek, niçin bu yollardan hiç biri O’na varmıyor?”

Kâzım Taşkent-21.04.2007

 

*

4448- Benimsediğim yazar ve eleştir­menlerin romanlarım hakkındaki görüşlerini de önemserim ama beni en çok bibliyofil okurlarımın söyledikleri sevindirir.

 

*

4449- “Gelecek hafta bir kriz çıkmaz. Ajandamda boş yer yok.”

ABD Dışişleri Eski Bakanı Henry Kissin­ger

 

*

4450- Geçen yılın ıskalanan kitaplarından biri de Halil Bezmen’in (doğ. 1949), “Ben Sultan Abdülhamid Han”ıydı. Sultan’ın ma­nifestosu şeklinde, teatral bir dille kotarılan kitabın büyük bir kısmını ilgiyle okudum. II. Abdülhamit’in olumlu yönlerini ön plana çıkaran kitabın kaynakçası da yeterliydi.

(Halil Bezmen iflas etmiş bir iş adamı­dır. Birikimli ve deneyimlidir, bir zamanlar ülkenin önemli koleksiyonerlerindendi. Edebiyat dünyası sanki onu görmezlikten gelmeye çalışıyor. Benzer bir tavırdan za­man zaman Selçuk Altun da nasibini alır. Emin Özdemir’in, “Sen edebiyat dünyasına paraşütle indin, bu sonucu edebiyat dün­yası hazzetmez” demesini unutmam ve umursamam.)

 

*

 

Cumhuriyet Kitap Eki

 

*

1 Mart 2018

 

*

 

9

 

 

 

 

 

0
0
0
Yorum Yaz