25 04 2014

'ona da karışmayacak olsam...'

ona da karışmayacak olsam... |  görsel 1

‘Öykü bu ya, Osmanlı döneminde, bir yaz günü adamın biri, Eminönü’nde pek sıkışmış,hemen oradaki Yeni Camii’nin tuvaletlerine doğru seğirtmiş, duvarın dibinde, sıralanmış duran ibriklerden önüne gelene el atıp içeri girecek ki, köşeden ibrikçi bağırmış:
- Hişt, hemşerim, onu bırak ötekini al!
Adamcağız can havliyle söyleneni yapıp, öbürünü almış, içeri koşmuş ama aklına da takılmış; dışarı çıkınca da dayanamayıp sormuş:
- Sen, demin bana neden onu bırak öbürkünü al dedin, neden o değil de öbürü?
İbrikçi sırıtmış:
- Ona da karışmayacak olsam benim burada işim ne!.. 

Ne zaman başınız sıkışsa devlet hep oradadır, “onu bırak” demek için. 
Ne zaman bir şey yapmaya kalksanız, devletin gür sesini duyarsınız hemen:
- Yassah hemşerim!’

*

(Ali SİRMEN)

*

0
0
0
Yorum Yaz