 Balıkçı Dağdan yuvarlanmış süngere benzeyen kayayı yumuşacık hayal ediyor balık. Kıyıya çarpan boşalmış denizkabuklar'nın taşlaşmasına aldırmadan dalgalara bırakıyor çocuk, yeniden yaşayabilirmiş gibi bu-hayat tarafından öldürülmüş şeyler. Teknenin kaburgasına sinen tuz deniz kayıklarının göğsünde kekiğin mor kokusu... Ve onca güzelliğin içinde bir tek sevgilide cisimleşiyor Güzellik, şiir sanatına elverişli bir söylenceye dönüşüp. Kendi güzelliğ'ni bilmiyor şiire başlık olan balıkçı. Oysa bilinmek ister güzellik de çıkabilsin diye su yüzüne, ruh taşıyabilsin diye bedeni ve beden ruhu. (Mehmet Yaşın)
|