01 12 2008

Hindistan'da terör...

  Serdar Akinan-01.12.2008-AkşamOlağan şüpheli: Pakistan   Hindistan’da meydana gelen eşzamanlı saldırılarda 172 kişi öldü, yüzlerce yaralı var...Bu saldırı için “Hindistan’ın 11 Eylül’ü’’ benzetmesi yapılıyor.Hindistan, saldırıyı gerçekleştiren militanların Pakistan’la bağlantılı olduğuna dair ellerinde kanıt olduğunu açıkladı.Zamanlama ayrıca çok önemli zira Hindistan’la Pakistan arasındaki sorunlu Keşmir bölgesinde de yerel seçimler yapılıyor.Şimdi burada durup bir adım geri çekilip büyük resme bakalım.Amerika Irak’tan çekilme takvimi açıkladı. Ancak İran’dan ötürü mutlak bir çekilme imkansız.Birçok istihbarat kaynağına göre Afganistan-Pakistan sınır bölgesi Taliban ve El Kaide açısından tam bir cennet...Binlerce militan bu dağlık bölgede barınıyor. Kabileler bölgesindeki binlerce medresede ise on binlerce Taliban yetişiyor.Pakistan Ordu İstihbaratı (ISI) Rusya’nın Afganistan’ı işgal ettiği dönemde CIA fonlarıyla mücahitlerin direnişini desteklemiş ve konrol etmişti.Şu anda da Pakistan derin devleti Taliban üzerinde sanılanın çok ötesinde bir etkiye sahip.Bir yandan da Pervez Müşerref sonrası dönemde Amerika’nın Pakistan yönetimi üzerinde eskisi kadar etkili olduğunu söylemek mümkün değil.Bugün Pakistan ordusunun başında bulunan General Eşfak Kayani de ISI Başkanlığı yaptı ve Amerikanın Pakistan topraklarından insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği saldırılardan rahatsız olduğu biliniyor.Obama’nın masasında iki önemli dosya var...Biri içeride: Ekonomik krizle başa çıkmak...Diğeri dışarıda: Pakistan...Dolayısıyla Dekkan Mücahitleri denen bu örgütün gerçekleştirdiği saldırıyı Paki... Devamı

01 12 2008

"tetikçi..."

Yeni bir kitap değil…ilk baskısı 2005 yılında yayımlanmıştı…yeni olmamakla beraber güncel sayılabilir,özellikle şu kriz günlerinde…Venezuela Başkanı HUGO CHAVEZ, BBC Televizyonu''na verdiği röportajda John Perkins tarafından yazılan Bir Ekonomik Tetikçinin itirafları isimli kitaptan söz ederek, bu kişilerin kendisiyle de ilişkiye geçtiğini anlatmıştı… Chavez ayrıca,Ülke üzerinde gözetleme uçuşları yapılmasını ve Â.B.D. danışmanlarının varlığını kabul etmesi halinde kimi fonların kullanımına açılacağının teklif edildiğini açıklamı,. Bu teklifleri reddetmesine rağmen ekonomik tetikçilerin vazgeçmediğini, zayıf devlet memurları, parlamento üyeleri, hatta kendi çevresindeki ordu mensuplarına baskı yapmaya çalıştığını söylemişti. Chavez, Perkins''in kitabında anlattığı gibi ekonomik tetikçilerin başarısız olmasının ardından çakalların geldiğini, askeri darbe ve suikast komplolarına giriştiğini de söylemişti basın toplantısında… Kitabın yazarı John Perkins kendini Ekonomik Tetikçi (ET) olarak nitelendiriyor..Ve şöyle diyor kitabın girişinde; “Ekonomik tetikçiler (ET’ler),yerküre üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Dünya Bankası,ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) ve diğer yabancı “yardım” kuruluşlarından” büyük şirketlerin kaslarına ve gezegenimizin doğal kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar.Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar,hileli seçimler,rüşvet,zorbalık,seks ve cinayet bulunmaktadır.Oynadıkları oyun imparatorluklar kadar eski olmasına rağmen,günümüzde küreselleşme sürecinde yeni ve korkutucu bir boyuta ulaşmıştır. ... Devamı

30 11 2008

"hindistan..."

   ELİF ŞAFAK -30 Kasım 2008     Hindistan'ın sesleri                                                       ... Devamı

28 11 2008

"6 ay..."

Alev  Coşkun, "Samsun'dan Önce Bilinmeyen 6 AY İşgal,Hüzün,Hazırlık" isimli kitabında, Atatürk'ün Samsun'a hareketinden önce İstanbul'da yaşadığı 6 ayın nefes kesen öyküsünü anlatıyor... Atatürk'ün Samsun'a hareket etmeden önce İstanbul'da geçirdiği ve fazla bilinmeyen zaman diliminde yaşananlar... Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan iki hafta sonra,13 Kasım 1918 tarihinde İstanbul'a gelen Mustafa Kemal, 16 Mayıs 1918 tarihinde Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkmak üzere İstanbul'dan ayrılmıştı... Anadolu'da yapacağı eylem,İstanbul'da kaldığı bu 6 ayda biçimlendi...6 ayda neler yaşandı? Bu 6 ayda siyasetle de uğraştı,ama siyasetin acımasız ve hain yüzüyle karşı karşıya geldi, ateşi ve ihaneti gördü...  Atatürk bu dönemde Harbiye bakanı olmak istiyordu.Neden? Bu dönemde gerçekten Vahdettin'in kızı Sabiha Sultan'la evlenmek istedi mi?Yoksa,padişah mı,Mustafa Kemal'i saraya damat almak istiyordu? İstanbul'da eski politikacılar,askerler, İttihat ve Terakki liderleri İngilizlerin baskısıyla Osmanlı hükümeti tarafından tutuklanırken Mustafa Kemal neden tutuklanmadı?Bu işten nasıl kurtuldu? .... Bu sorular ve bunun gibi birçok sorunun yanıtı Alev Coşkun'un kitabında... Devamı

27 11 2008

Azami Ücret...

Meral Tamer'in 27 Kasım 2008 tarihli Milliyet'te,Galatasaray Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim üyesi Ahmet İnsel'le yaptığı sohbetten bir bölüm...Prof.Dr.Ahmety İnsel, "Azami Ücret" kavramından bahsediyor...E,krizi çıkartan,yaratan,göz yumanlar asgari ücretliler değil azami ücretliler olduğuna göre bir bedeli olmalı..."Prof. İnsel diyor ki:“Siyaset sosyolojisinde bir kural vardır. Bir kurum diğerini kurtarıyorsa, o kurumun üzerinde hâkimiyet kurar. Artık devlet, piyasa ekonomisinde bir aktör olacak; mesela Citigroup’taki toplu sözleşmelerde pazarlık masasına oturacak. Ya da otomotivde az benzin tüketen araba mı, yoksa 4 çekişli ciplerin mi üretileceğine karar verecek.Kapitalizmde büyük bir dönüşüm bu. Sermayenin devlet tarafından denetlenmesi dönemi başlıyor. Demokrasi işlemiyorsa, taraftar kapitalizmi tehlikesi var.Amerika’da devlet, şirketlere yaptığı yardımın karşılığında, yöneticilerin ücretlerine tavan getirmeye başladı bile. Ücret hangi seviyeden itibaren ahlaki olmaktan çıkar? Bundan sonra bunun tartışması da başlayacak. Asgari ücret tasarlanıyor da, azami ücret neden tasarlanmasın?” Devamı

27 11 2008

"Cern..."

Devrim Sevimay’ın,ODTÜ fizik bölümü öğretim üyesi Prof.Dr.Mehmet Zeyrek ile CERN’deki (sörn) fizik deneyinin nasıl bir şey olduğunu anlamak için yaptığı söyleşi 15 Eylül 2008 tarihli Milliyet’te yayımlandı.7-8 milyar dolarlık maliyeti olan deneyi anlamaya çalışan soru-cevaplardan bir bölümü şöyle: * "CERN" ne demek? Türkçesi, "Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi." İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1954'te İsviçre'de kuruluyor. … Kimler kuruyor? Gerçek üyeleri 20 Avrupa ülkesi. En son üye Bulgaristan.  Türkiye? CERN'in kuruluşunun hemen ardından "gözlemci ülke" oluyoruz. Erdal İnönü'nün katkısı büyük. Tabii hemen söyleyelim ABD, Japonya, Kore ve Çin de gözlemci. … Fakat asıl öncelikli amaç ne? En önemli amaç elimizdeki "standart model" dediğimiz modeli doğrulamak.  Ne modeli? Aslında bizim konuştuğumuz bu bütün her şey bir model. 1964'te Peter Higgs ve arkadaşları toplanıyorlar ve "Kütle nasıl olur", "Niçin bazı maddelerin kütlesi 5 çıkar da bazılarının ki 20 çıkar" diye soruyorlar.  Niye soruyorlar, Newton bulmuş kütleyi? Newton klasik fizikte buluyor kütle çekimini ama kütlenin Kuantum fiziğindeki sebeplerini bulamıyor. Maddenin niye bir kütlesi var, bunu bilmiyor. Bunu şimdi biz bulmaya çalışıyoruz. … Evren bir patlamayla başladı Öğrenme dürtüsü, bilimsel hırs falan hepsi iyi güzel de kütlenin sebeplerini bulmak bize neyin şifresini çözdürecek? İnsanlığın en büyük sorusunun şifrelerini çözeceğiz: Biz nasıl var olduk... Devamı

26 11 2008

"hakikatli..."

Ahmet Kaya,Magazinciler Derneği'nin düzenlediği ödül töreninde "Kürtçe bir klip çekmek istiyorum” sözünden sonra Türkiye'yi terk etmek zorunda kalmış, geçirdiği kalp krizi sonrasında 26 Kasım 2000 tarihinde Fransa'da hayatını kaybetmişti. Ahmet Kaya ile ilgili en güzel yazıyı 20.11.2008 tarihli Taraf Gazetesi’nde Cihan Aktaş yazdı…Bugüne kadar hiç kimsenin  Ahmet Kaya ile ilgili kullandığı sıfat,bu güzelliğe yaklaşamadı…”Hakikatli bir insan”   Hakikatli bir insan: Ahmet Kaya "Yokluklarıyla eksikliklerini duyurtan insanları, başka pek çok olumlu sıfatla birlikte, ‘hakikatli’ olarak da nitelendirebiliriz. Kelimeyi açmaya çalışırsak, ‘namuslu’ kavramına da ulaşabiliriz kısa yoldan. İkinci sınıf yeteneklerin oluşturduğu ittifakı tedirgin eder namuslu insanlar, dürüstlükleri ve açık sözlülükleri nedeniyle... Hele hakiki sanatçılar, keskin sezgileri nedeniyle yalanla doğruyu daha kolay ayırt edebildikleri için, açık sözlülüklerinin bedelini ödemeye zorlanırlar gün gelir. O yüzden işte, sürgünde, toprağını arayan bir çiçek gibi, yalnızlık tarafından solmaya terkedilirler. Bakarsınız, ülkelerinde ne yaşanırsa yaşansın hoş vakit geçirmeye, gönül eğlendirmeye dönük bir hayat tarzı sürdüren bir güruhun kaba ve sığ hayat görüşleri olmuştur, onları yollara düşürten. 12 Eylül darbesinin liderince ‘Kart-Kurt’ olarak adlandırılmış kişi artık Kürt sayılıyor. Kürtçe konuşanlar üzerindeki eski baskı işlevsizleşmekte. Ahmet Kaya’nın sürgünde ölmesinin nedeninin Kürtçe bir şarkı okuyacağı... Devamı

22 11 2008

Çarşaf...CHP..Cumhuriyet Gazetesi..

Çarşafa altı oklu rozet takılması ile ilgili olarak Cumhuriyet Gazetesi'nde de farklı tepkiler oluştu...Yazarların büyük bir kısmı durumu eleştirirken,gazetenin etkili isimlerinden Hikmet Çetinkaya Baykal'a destek verdi.Ali Sirmen,22 Kasım 2008 tarihli, "Politika Üretemezsen Çarşafa Dolanırsın" başlıklı yazısında;"Yaratıcı örgütlü politikalar üretemeyenler de sonunda işte böyle çarşafa dolanırlar.Bu politikayla oy alınacağın sananlar yanılmaktadır.Kimse aslı dururken taklidine itibar etmez.Üstelik aslı kömür ve erzak veriyor.Sen ne verebiliyorsun?" derken,Aynı tarihli Cumhuriyet'te Hikmet Çetinkaya,"Baykal Doğru Yolda" başlıklı" yazısında;"Tutucu bir tabana oturan Güneydoğu,AKP ve DTP'ye bırakılacaksa bir şey söylenemez.CHP Güneydoğu'da yitirdiği varlığına yeniden dönmek istiyorsa orada olup bitenleri görecek ona göre politikalar üretecektir" diyordu... Devamı

22 11 2008

Polemik...

  Perihan Mağden,geçen gün (geçen gün dediğim 30.10.2008 tarihinde) Radikal’de “ Bu mısraları, içim kan doğrayarak yazıyorum” diye başlayan yazısında “bir kısım okur”larına “kovuldunuz” dedi….demekle kalmadı,Kovuldunuuuuzzzz!diye tepindi neredeyseJ İşte şöyle dedi: “Yoksa tahammülünüz: yazılarıma, görüşlerime, kanaatlerime YAZILARIMI OKUMAYACAKSIN: bu kadar basit! Bi kere yazdıklarımı harbiden anlamıyorsun. Kafan basmıyor. Yök Evladı YÖK’sün: ‘Çocuk Kalbi’ni okuyup okumadığın, okuduysan ondan NE anladığın şüpheli. Doğru zamanda hiçbir doğru eserle karşılaşmamış, karşılaştırılmamışsın. (Ve bundan kıvançlısın: Atatürkçülük NEYİNE yetmez ki?) Ama bi AysunKayacıGüveni’yle: işte şu felan üniversitede hırthuzur mastırı kastırı yapıyorum, ağzım ne biçim laf yapar, yapmadığı zamanlarda özel olarak şişirttiğim dudarlarım var; SunaVıdıvıdılama’dan NE eksiğim var? Onun Harvard’dan ‘NONComprehension Sertifikası’ milliyetçihezeyanlarıylaidealTürkKızı imitasyonları varsa, benim de var! Ben de bir NevvalSevindi’yim. AysunKayacı’yım. HülyaKanaatyapar’ım. SunaVıdıvıdıcı’yım- diyorsan: Ki, diyorsun- Erkek muadilin olarak: 1 Can Dündar ağbinin duyargalılığını, Yiğit Bulut ağbinin ‘Kaptırmam bu milletin kapitalini: a-ha sana şizoid tablo!” milliyetperver (sözümona) ekonomiden çakarlığını görüyorsan, ‘kaliteli’ Haluk Şahin’in ‘Kibarfaşist’ yazılarında TAM DA aradıklarını buluyorsan- Bacım, evladım: DAHA ne modelde kovayım köşemden seni? BU YAZAR okurları arasında zekâengelli+okumaözürlü+darbese-vicileri GÖRMEK İSTEMİYOR. Başka k... Devamı

22 11 2008

Biber Yakar..

Ama neden?Cumhuriyet Bilim Teknik'te yazıyordu:Bibere yakıcılığını veren Kapsaisin denilen kimyasal bir bileşikmiş...Cilde temas ettiğinde tahrişe de yol açıyormuş...Bibere yakıcılık veren bu madde yağlı olduğu için ne kadar su içerseniz için onunla birleşmezmiş...En iyi yöntem ekmek yemekmiş...Ekmek bu yağı absorbe edip mideye taşırmış...Bir diğer etkili yol da süt içmekmiş...Sütün içindeki kasein maddesi bir deterjan görevi üstlenip,biberin yağı ile karışıp ağzı temizlermiş...Bu da yeterli değilse rakı içilmesi önerilirmiş ama o da başka sorunlara yol açabilirmiş.. Devamı

21 11 2008

"Ateş Böcekleri..."

  Yönetmen : Dennis Lee Senaryo : Dennis Lee Oyuncular : Emily Watson, Julia Roberts, Ryan Reynolds, Willem Dafoe, Carrie-Anne Moss, Hayden Panettiere, Brooklynn Proulx, Paul Smith, Chase Ellison, Cayden Boyd, Tiffany Leigh Smith, Scott A. Stevens, Stayce Smith, John C. Stennfeld, Tiger Sheu Çocuklarınızla doğru iletişim kurabilmek için aldığınız onca kitabı bir yana bırakın;filmi izleyin:) ... Devamı

11 11 2008

Anılarımız Dandik Bir Yola Kurban Edildi...

Bu manzara,bu ağaçlar,bu yol artık yok... Devamı

09 11 2008

Q33NY

Komplo Teorileriyle Uğraşmayı Seviyorsanız, İşte tam Size Göre Bir Mevzu:))11 Eylül olaylarında ikiz kulelere çarpan uçaklardan birinin uçuş numarası: Q33NY  imiş. Şimdi bir word belgesi açıyorsun tertemiz,  bu rakam ve harften oluşan uçuş numarasını aynen yazıyorsun büyük harfle. Daha sonra bu yazının karakter büyüklüğünü 72 (en büyük) yapıyorsun. Ve de...yazı karakterini "Wingdings" olarak ayarlıyorsun. Dikkat et webdings değil wingdings.. Bak bakalım sonuç neymiş?... Devamı

09 11 2008

"BOR..."

Dünya rezervinin %70'i Türkiye'de bulunan bor,Avrupa Birliği tarafından "Üremeye Olumsuz Etkili Toksik Madde" listesine eklendi... Peki nasıl oldu da AB birden bire "bor" un üremelerine ve bilcümle ürolojilerine zararlı olduğunu anladı? "BOR KAPANI" isimli kitabın yazarı Hasan ÇETİN'in Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımlanan  değerlendirmesi şöyle: "*Tabii ki her madenin fazlası zararlıdır ancak yıllardıor akılları neredeydi,yıllardır bor yüzünden biri zarar görmüş mü?   *Yıllardır bundan zehirlenip kısır kalmış ya da zarar görmüş insan var mı? o deterjanlar yıllardır kullanılıyor.    *Bunun gerçek nedeni Avrupa'nın türk boruna ihtiyacının kalmaması.Belli bir miktardan sonra tüm madenler zehirlidir.Bor,sodyum perporat olarak deterjan hammaddesidir.   *Solvay bunu artık perporattan değil,perkarbonattan üretiyor.Artık böyle ürettiği için Avrupa Topluluğu'na gitti baskı yaptı.  *Sonuçta borlu ürünlerin birden bire zehirli olduğuma karar verildi ve borlu ürünlerin kullanılacağı dterjanlarda kuru kafa işareti konulması kararlaştırıldı.  *  Bu tablonun tek sorumlusu Eti Maden'in politikasıdır.  *Eti Maden yıllarca Solvay'e tinkali 140 dolara verdi ama Türkiye'deki sanayciye 240 dolara sattı.Türkiye'deki sanayiciye ürettirmedi,Solvay'e ürettirdi."  ... Devamı

07 11 2008

ABD'nin derdi...mecburen bizi de gerdi...

Amerika’nın derdi hepimizi gerdi mecburen…4 kasım 2008 gecesi Barack Obama’nın Başkan seçilmesiyle ilgili kim,hangi kelamı etmiş,yazmış-çizmiş...  AHMET HAKAN1964 yılında "tarla zencisi" Malcolm X’i 16 kurşunla delik deşik edip yere seren Amerika, 2008 yılında "ev zencisi" Obama’yı "başkan" yaptı...Ne dersiniz?Ne kadar sevinsek az mı?  -----------OKTAY EKŞİObama’nın başkanlık seçiminden başarılı çıkmak için ne gibi stratejiler uyguladığını, hangi taktiklere başvurduğunu bundan böyle bol bol okuyacağız. Nitekim New York’ta bulunan arkadaşımız Tolga Tanış daha ilk günden bazı ipuçlarını verdi. Örneğin bu son seçimde asıl büyük kavganın "internet" ortamında yaşandığını, adayların kendi propaganda malzemelerini seçmene iletmek için YouTube ve Facebook başta olmak üzere olabilen tüm internet sitelerini kullandıklarını bildirdi.Önemli bir bilgi daha verdi. Adayların seçim masraflarını karşılamada internet siteleri aracılığıyla toplanan katkının büyük ağırlığı olmuş.  --------------------- BEKİR COŞKUNSİYAH Obama’nın kazanmasını, türbanın-tesettürün Çankaya’ya çıkışı ile birleştirip, bizdeki dincilerin iktidara gelmesine benzetmek istiyorlar…..Atlantik feneri" adı altında Meksika’daki inançlı ve saf Hıristiyanlardan "Cennete gideceksiniz" diye para toplayıp bavullarla taşıdılar...Hele hele bir mister Zahid var ki...Ve Birleşik Devletler yargısı, partisinin "ABD anayasası karşıtlığının merkezi" olduğuna karar verdi...*Benzetemediniz?..Olsun...Artık benzediği kadar.Herkesin Obama’sı kendine göre. --------------------- MEHMET ALİ BİRANDObama’nın Başkan seçilmesi, Türkiye’ye genelde olumlu yansıyacak. Bunun tek istisnası Ermeni sorunu olacaktır. Bu konuda hazırlıklı olmakta ve şoku y... Devamı