04 06 2015

"Kara Kitap 25 yaşında..."

Kara Kitap 25 yaşında... |  görsel 1

  Orhan Pamuk'un ve Türk edebiyatının klasiklerinden 'Kara Kitap', yayımlanışının yirmi beşinci yılında özel bir baskıyla okur karşısında. Handan İnci,yirmi beşindeki 'Kara Kitap'ı yeniden okumak için 25 neden sayıyor... * Kara Kitap'ı (yeniden) okumak için 25 neden “Kara Kitap”, yayımlanışının yirmi beşinci yılında özel bir baskıyla okur karşısında. Orhan Pamuk'un büyük çoğunluğu hiçbir yerde yayımlanmamış el yazması sayfaları, çizimleri, ilk baskıya son anda ekleyip çıkardığı her biri birbirinden ilginç paragraflar, cümleler ile kitabın muamma ve bilmecelerini ortaya çıkaran yazı ve karalamalarıyla... Kara Kitap yayımlandığında doğanlar şimdi yirmi beş yaşındalar. O günlerde genç olanlar ise orta yaşı geçti, geçiyor. Yirmi beşinci yılı için yapılan özel baskı Kara Kitap’ı ilk defa okuyacak gençler için de, nicedir okunacaklar listesinde bekletenler için de güzel bir fırsat yarattı. Ama asıl tadı “yeniden” okuyanlar çıkaracak. Çünkü Kara Kitap tek okumayla üzerinden geçip gidebileceğiniz bir roman değil. Bir çiçek dürbününü her sallayışta yeni şekillere bürünmesi gibi Kara Kitap da her okumada yeni hayaller, düşünceler açıyor önümüze. Bu romanı hem bir an önce okumak hem de dönem dönem yeniden okumak gerek. Size bunun için en az yirmi beş neden sıralayabilirim: 1 Edebiyatımızda pek az roman tekrar okunacak güçte ve zenginliktedir. Bu tür kitaplar hakkında konuşurken “ilk okuduğumda…” diye kurulur cümleler, çünkü aradan bir süre geçtikten sonra yeniden okuma isteği uyandırırlar, tüketilemezler. Bunlara zaten “k... Devamı

26 05 2015

"ŞAMPİYON GALATASARAY"

ŞAMPİYON GALATASARAY |  görsel 1

Tebrikler Galatasaray.   Devamı

19 05 2015

"yolculuk..."

yolculuk... |  görsel 1

  Uruguaylı yazar,gazeteci Eduardo Galeano 13 Nisan 2015 tarihinde hayatını kaybetti. Ölümünün ardından yazılanlar arasında, Beşiktaşlı eski yönetici,spor yazarı,medya yöneticisi,iş adamı kimlikleri de olan İbrahim Altınsay’ın Cumhuriyet’in 26 Nisan tarihli Sokak ekindeki yazısı farklı bir bakış açısı ve yaklaşım içeriyor. Bir kere yazdıklarından,yazarın futbola yaklaşımı ve kendi hayatındaki kişisel tavrını Eduardo ile özdeşleştirmiş olduğunu anlayabiliyorsunuz. Örneğin,dünya gözüyle Brezilya’da Dünya Kupası’nın görmek isteyip bilet arayışına girişen ancak bu arayış sırasında ortada bol sponsorlu,reklamlı,tv için düzenlenmiş yapma bir şov olduğunu görünce vazgeçmesi gibi. Eduardo Galeano’nun “iyi futbol dilencisi” olduğu biliniyor. İbrahim Altınsay da 10 yıl önce Radikal’de futbol üzerine yazdığı köşesinin adını “Futbol Dilencisi” koymuş. Ancak Altınsay’ın yazısında vurguladığı asıl konu bu değil; Galeano’nun ölümünü “kültürün ölümü,bitişi” olarak görmesi. “Önce teknolojik değişim gelir;ateş bulunur,tekerlek yapılır.Sonra bunu üretim ve değiş tokuş ilişkileri,ekonomi izler, onu güç paylaşımı yani politika,onu toplumsal değişim, en sonra da kültür. Fakat günümüzde teknoloji yeniden üretim devrini o kadar hızlı tamamlıyor ki bu hız içinde gelişmeleri sindirip kültüre dönüştürmek,yaşam tarzı haline getirip yeniden üretmek güçleşiyor. Teknoloji birkaç devir atmışken,kültür sadece birkaç derecelik mesafe kat etmiş oluyor. Sonunda teknolojiyi tüketmeyi kültür üretmek sanıyoruz. En &c... Devamı

13 05 2015

#SomayıUnutmaUnutturma!

#SomayıUnutmaUnutturma! |  görsel 1

    13 Mayıs 2014 tarihinde, yani bundan  tam 1 yıl önce… Manisa’nın 105.518 nüfuslu, Wikipedia bilgilerine göre tahin helvası,cevizli lokumu ve… Ve maden ocaklarıyla ünlü, Soma ilçesinde… Soma Holding adındaki kuruluşa bağlı, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. tarafından işletilen Maden Ocağında, öğleden sonra saat 15:30 sularında,tüm ülkenin yüreğini yakan bir yangın çıktı. Yangının başladığı ilk anlarda 20 kadar işçi madenden dışarı çıktı,bunlar arasında 1 işçi hayatını kaybetti. Ancak içerde kaç kişi olduğu tam olarak söylenemeyen onlarca işçi vardı. 200 diyen de vardı,300 diyen de… Korkunç gerçek sedyelerin üzerinde madenden dışarıya çıktı, 17 Mayıs 2014 tarihinde açıklandı: İçerde mahsur kalan 787 maden işçisinden 301 ‘i hayatını kaybetmişti. Karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatlarını kaybetmişlerdi. Gaz maskelerinin neden fayda etmediği de sonradan anlaşıldı. Gaz maskesi diye işçilere verilen paçavraların kendine faydası yoktu ve 2.Dünya savaşından kalmış gibi bir görüntüleri vardı. Yangının vardiya saatinde meydana gelmesi de facianın boyutunu artırmıştı. Çünkü daha çok…madenden daha daha çok kömür çıkarılabilsin,işler aksamasın diye,vardiya değişimi madenin içinde yapılıyordu. Üç günlük Ulusal Yas ilan edildi. Protestolar yapıldı, Protestocuların yerlerde tekmelenen görüntüleri dünya basınına yansıdı,yıllarca unutulmayacak izler bıraktı. ILO’nun maden ve inşaatlardaki iş güvenliği sözleşmesi apar topar imzalandı. Bu arada maden işletmeciliğinin  kendine has bir düzeni ol... Devamı

07 05 2015

"içinde olduğum tren,beni almadan geçip gidiyor..."

içinde olduğum tren,beni almadan geçip gidiyor... |  görsel 1

SELÇUK ALTUN   * Kitap İçin   *   “Tanburi Cemil Bey çalıyor eski plakta”   *   “Örnek insan Saffet Bozkurt Beyefendi’nin anısına”   *   3576- Yaşar Kemal ile Tilda Kemal’in birlikte imzaladıkları bir kitap hiç görmemiştim. Bir internetsel sahaf safarisinde, küresel yazar William Saroyan’a sundukları “The Wind From The Plains”i (Ortadirek) görünce derhal ısmarladım.     Kitap 1964’te, “William Saroyan’a – Bir Anadolulu’dan diğerine” diyerek imzalanmış. Ermeni asıllı Amerikalı William Saroyan’ın (1908-1981) babası Armanak Karaoğlanyan Bitlisliydi, 1905’te Amerika’ya göçmüştü. Yazdıklarında Türk düşmanlığı yapmayan yazar, 1964’te İstanbul’a gelmiş, Bitlis’e geçmişti. Sevecenliği ve pos bıyıklarıyla Saroyan, Türkiye’de hoş karşılanmıştı.     İstanbul’da Yaşar Kemal’le buluştuklarında,artık bana emanet edilen kitap kendisine armağan edilmiş olmalıydı. İngilizce kitaba şubatta ulaştım.     Aynı ay içinde, Saroyan’ın İstanbul’da bir baba ile kızına yine 1964’te imzaladığı iki kitap (“My Name Is Aram” ve “Yoksul İnsanlar”), Sahaf Turkuaz’da karşıma çıkmasın mı?   *   3577- “Arkadaşım Orhan Kemal ve Mektuplar”- Fikret Otyam, İş Kültür: Unkapanı, 2.6.1964     “Sevgili Fikret,   Sana hemen şunu esefle beyan edeyim ki, bütün ricalarına rağmen Mr. Saroyan’ı verdiğin telefon numaralarından arayamadım. Sebep bir değil birkaç.... Devamı

06 05 2015

"6 Mayıs 1972..."

6 Mayıs 1972... |  görsel 1

6 Mayıs 1972 Deniz&Yusuf&Hüseyin Saygı,Sevgi,Rahmetle… * “DENİZ’DEN KALANLAR Defterden çıkan şiir Deniz’e ait eşyalar, infazdan sonra, siyah bir torba içinde babasına teslim edildi. Torbada 31 kalem malzeme vardı: Yeni açılmış Birinci sigarası... İki tükenmez kalem.. Askılı atlet, fanila ve yün başlık… Kahverengi ceket ve pantolon… Haki renk bir yün gömlek… Füme terilen pantolon… Kendi yeşil, yakası beyaz, fermuarlı kazak… Bir küçük, bir büyük İngilizce lügat… Türkçe-Almanca sözlük… Brecht, Ahmet Arif, Memet Fuat’ın kitapları Babasından gelen mektuplar… Bir cep aynası, bir cep defteri… Ve cep defterinin kapak arkasına kendi el yazısıyla karaladığı, kimi satırlarını çizdiği bir şiir: “Yenilmişsem Elim kolum bağlı Boynumda yağlı ip Gelip dayanmışsam darağacına Dudaklarımda yarın Gözlerim yarınlarda Unutmak mı gerek seni? Kapılar kapalı Tutulmuşsa gece kapkara yollar Sıcacık bir sevgi sunmayacak mıyım insanlara? Bakmayacak mıyım yarınlara Seslenmeyecek miyim insanlara?” …” * Can DÜNDAR * 11 Kasım 2014 * Cumhuriyet *  ... Devamı

29 04 2015

"prens küçük,mevzu büyük..."

prens küçük,mevzu büyük... |  görsel 1

    Son zamanlarda kitapçı raflarında yer alan, çeşitli yayınevleri tarafından basılmış,farklı çevirmenler tarafından çevrilmiş “Küçük Prens”  enflasyonunun bir hikmeti varmış:  Sahibinin ölümünün üzerinden 70 yıl geçen eserlere telif ödenmek zorunluluğunun olmaması. Daha doğrusu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 27.maddesinde bu konu; “Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve Ölümünden itibaren 70 yıl devam eder. Bu süre, eser sahibinin birden fazla olması durumunda, hayatta kalan son eser sahibinin ölümünden itibaren yetmiş yıl geçmekle son bulur.” şeklinde düzenlenmiş. Elbette Küçük Prens gibi çok güzel bir hikaye, keşke ülkenin en ücra yerindeki evine kadar girse. Yeter ki yazarının, Antoine de Saint Exupery’nin yazdığı kelimelerin anlamını yansıtıyor olsun. Cumhuriyet gazetesinin her pazar biraz daha dolu yeni eki SOKAK’ın, 26 Nisan tarihli sayısının bir sayfası bu konuya ayrılmıştı. İlke GÜRSOY imzalı. Yazının başlığı da manidar: “Prens küçük ama mevzu büyük.” Yazıya vesile olan şey,ortamlarda yürütülen bir polemik: Mesele dergisinin  nisan sayısında, Agora Kitaplığı editörü Osman Akınhay bir yazı kaleme alır. Yazısında Agora Kitaplığı’nın yayımladığı Küçük Prens’in çevirmeni Erhan Kayaalp’in cümlelerine yer verir: Şöyle demiş çevirmen Erhan Kayaalp: “Bir eseri çeviriden okuyorsa insan,eserin yazarından çok çevirmenini okumak zorunda kalıyor kimi zaman. Sizlere bu kitapta,kısa bir süre için çevirmenliğe soyunmuş Erhan ... Devamı

18 04 2015

"en zayıf halka..."

en zayıf halka... |  görsel 1

  Bir zamanlar Türkiye versiyonu Kanal D’de de yayınlanan (sunucusu Hülya Uğur Tanrıöver),  BBC’nin ünlü yarışma programı  'En Zayıf Halka”nın efsane sunucusu Anne Robinson hayatında ilk defa porno film izlemiş ve Guardian gazetesinde konuya ilişkin görüşlerini yazmış. Bunu da,izlediği 2 porno filme dayandırmış. Bunlar; >”Good heavens” ve >”Hard Double Anal 3” Filmleri. Şimdilerde 70 yaşında olan ünlü sunucunun, Good Heavens için değerlendirmesi “Devasa memeleri olan bir kadın var” şeklinde iken, Hard Double Anal 3 için değerlendirmesi ise “sürtünen adam gerçekten hamur yoğuruyor gibi görünüyordu” şeklinde olmuş. Daha iyi karar verebilmek için 3.bir film daha izlemeye karar vermiş ve bu sefer, >‘18 Abused’ filmini tercih etmiş. Bu filmle ilgili değerlendirmesi ise,“Bu kadarı çok fazla” olmuş. Değerlendirmeleri samimi değil mi bilemem.Gerçekten ilk defa mı izlemiştir,ara sıra mouseun ucu yanlışlıkla (!) gitmiş midir?Onu da bilemem.   Ama samimi olduğunu ve filmlerin sonunda, Can Yücel’in “Kibar Hırsızın Türküsü” nü mırıldandığını yakıştırdım kendisine:   “Şiir fenerimle de baktım,son çığlık! Aşk yokmuş sizde beş paralık! Gidiyorum ben boşçakallar Sıçmışım ortalık yerinize Kıçımın fosforuyla aydınlanın siz artık.”    ... Devamı

07 04 2015

"Halil Serkan Öz Kütüphanesi..."

Halil Serkan Öz Kütüphanesi... |  görsel 1

  Halil Serkan Öz, Yalova Termal Fen Lisesi’nde matematik öğretmeniydi. Yazılanlara göre, TÜBİTAK ödüllü,iyi bir matematik öğretmeniymiş. Yetmemiş,kendini öğrencilerine de çok sevdirmiş. Sosyal medyada öğrencileriyle şakalaşırken fotoğrafları vardı, Bir de vapurda kitap okurken. & Hürriyet’te Kanat Atkaya’nın güzel bir yazısı vardı,ardından yazdığı, “Affedersin hocam,kırdık kalbini” başlıklı: “Ah hocam… Kırdı kalbini ve öldürdü işte seni o kitaplardan tanıdığımız kötülük. Ne desek boş,affedersin hocam…” diyordu. & Bir gün çalıştığı okula Vali geldi… Kentin en büyüüük mülki amiriii! Devletin sağladığı “büyüklüğün” gücüyle, Öğrencilerinin önünde hoyratça azarladı Halil Serkan hocayı… & Ama bu yazıda valiye maliye yer yok. & Allah rahmet eylesin, Nur içinde yat. Adın unutulmayacak ama,ilaveten Yalova’da, İçinde,öncelikli olarak öğrencilerine önerdiğin altmış kitabın yer aldığı, Bir halk kütüphanesinde yaşar umarım: “Halil Serkan Öz Halk Kütüphanesi” *         Devamı

21 03 2015

"düşlerden gerçeğe...’

düşlerden gerçeğe...’ |  görsel 1

    CELÂL ÜSTER   *   ‘Çocuğunuzun 16 yaşına kadar okumasını istediğiniz 50 kitap...’   *   Düşler dünyasından gerçek dünyaya     *   Türkiye’de yayın dünyası,kitaplar, yazarlarla ilgili böyle araştırmalar, anketler yapılıyor mu,bilmiyorum. Geçenlerde okudum: İngiltere’de düzenlenen bir ankette, iki bin anne ve babaya, “Çocuğunuzun on altı yaşına kadar okumasını istediğiniz elli kitap hangileri” diye sorulmuş.     Dünya Kitap Günüdolayısıyla düzenlenen ankete verilen yanıtlara bakılırsa, Roald Dahl’ın “Çarli’nin Çikolata Fabrikası” adlı kitabı birinci sırada.     Tam beş yapıtı ilk elli kitap arasında yer alan Roald Dahl ise en gözde yazar. Dahl’ın, “Çarli’nin Çikolata Fabrikası”nın yanı sıra,   “Dev Şeftali”(6.), “Koca Sevimli Dev”(7.), “Matilda”(12.) ve “Ahmaklar”(30.) adlı yapıtları, anababaların çocuklarının on altı yaşına kadar okumalarını istedikleri elli kitap arasında.   İlk elli arasında Türkiye’de de yıllardır okunan pek çok klasik var. Örneğin, 19.yüzyılda Lewis Carroll imzasıyla yazan İngiliz romancı, matematikçi ve mantıkçı Charles Lutwidge Dodgson’ın, yalnızca çocuklar değil yetişkinlerce de ilgiyle okunan “Alice Harikalar Diyarında”adlı klasiği ikinci sırada.     Yapıtları hem çocuklar, hem de yetişkinler tarafından okunan kalem ustalarından İskoçşair ve yazar Robert Louis Stevenson’ın 1881’de yayımlanan “Define A... Devamı

20 03 2015

"Körleşme..."

Körleşme... |  görsel 1

METİN CELÂL   * Elias Canetti, Kafka’nın özellikle Dönüşüm’ündeki dilden etkilenmiş, onun kadar yalın yazmaya çalışmış ama sonuçta ortaya 565 sayfalık dev bir yapıt çıkmış. “Körleşme”, modern romanın başyapıtlarından biri olarak tekrar tekrar okunmayı, hakkında konuşmayı, tartışmayı hak eden bir roman.     *   Elias Canetti’nin başyapıtı, tek romanı “Körleşme”nin kahramanı Prof. Peter Kien, çoğu kitap tutkununun hayal ettiği biçimde 25 bin kitabı ile beraber yaşıyor. Kendine kalan miras sayesinde geçim derdi yok. Zamanını sadece kitaplarıyla geçiriyor. İstediği kitabı satın alabiliyor. Dışarıdan bakıldığında bir kitap tutkununun ideali olabilecek bu yaşam biçimi aslında kahramanının kendi kendini hapsettiği hapishanesi olmuştur. Peter Kien insanlarla ilişkisini en alt düzeye indirmiştir.     Eşi, dostu yoktur. Tek akrabası olan kardeşi ile de görüşmez. Çok ünlü bir sinolog olmasına rağmen uluslararası toplantılara katılmaz, meslektaşlarıyla görüşalışverişinde bulunmaz. İnsanlarla ilişki kurmamak için elinden geleni yapar. İlişki kurmak zorunda kalırsa da küfredip, itip kakacak kadar kaba davranır.     Sokağa sadece günün erken saatlerinde ilgisini çekecek yeni kitap var mı diye kitapçı vitrinlerine göz atmak, kitapların kokusunu içine çekmek amacıyla çıkar. Gününüevinde kitap okuyarak, araştırmalar, başta Çince olmak üzere Doğu dillerinden çeviriler yaparak, makaleler yazarak geçirir.     Prof. Kien’in yaşam biçimi fildişi kulesindeki ... Devamı