22 12 2014

"o,pop müziğin orhan veli'si..."

o,pop müziğin orhan velisi... |  görsel 1

    “Almancanın bazı Avrupa dillerine göre kulağa daha kaba geldiğini iddia edenler var. Ne zaman bu zırvayı duysam aklıma Alman şarkıcı Falcon’un (1957-1998) “Jeanny” adlı parçası gelir. (YouTube’dan dinlemenizi öneririm.) (cemedib’in notu: http://www.youtube.com/watch?v=Urw-iutHw5E)   * Nuri Bilge Ceylan’ın başyapıtı “Kış Uykusu”,diyalogların akışı ve yoğunluğu açısından bana Eric Rohmer’in (1920-2010),”Komediler ve Atasözleri” serisini anımsattı.” * Sırası bir türlü gelmeyen aforizmalar demeti: >İnsan sadece tamamen ele geçiremediğine aşık olur. (Marcel Proust) >Tarihe olan bir borcumuz da onu yeniden yazmaktır. (Oscar Wilde) >Bana göre sanat ruhumuzdan bir alıntı yapmaktır. (Mark Rothko)   * Entegre yetenek Sezen Aksu (d.1954)  kırk yıllık kariyerinde 323 şarkı sözü yazıp. 245 beste yapmış. 25’i albüm olmak üzere 65 çalışması var. Sayısız konser verdi ve sanatçı yetiştirdi. Eylül ayında yaptığı açıklamaya göre önümüzdeki yıl müziği bırakıyor. Umarız doğru değildir. Sezen Aksu her kesimden müziksevere hitap ederdi. Bence o,pop müziğin Orhan Veli’siydi. * MASLAK-KALSAM * Selçuk ALTUN * Cumhuriyet kitap *             Devamı

18 12 2014

"ne yazdığına dikkat et..."

ne yazdığına dikkat et... |  görsel 1

    “… Şeffaf plastik bir bot. Giydiğinde içinden çorabı görülüyor. Üzerinde ‘Don’t  afraid of rain’ yazıyordu. İngilizce,’Yağmurdan korkma!’ diyor,daha doğrusu demeye çalışıyor. …üçümüz birden baktık,’Ya bu cümlede bir tuhaflık var!’dedik. Nedir? Hep bir ağızdan ‘Fiili yazmayı unutmuşlar’ diye bağırdık. ‘To be’ filli yok. ‘Don’t be afraid of rain ‘yazması lazım. … Binlerce İngilizce laf yanlış yazılıyor bu ülkede,tabelalarda,mağazalarda… Ne yapıyoruz,gülüp geçiyoruz. Betül Mardin ne yaptı? Kutuyu eline aldı,adrese baktı…yetkili kişiyi buldu. Ve hiç kırmadan,kibarca dedi ki, ‘Evladım,bu vahim bir hata! Kutusunda böyle bir yanlışı olan ayakkabıyı,ben güvenip almam. Senin kaliteni belirliyor. İtibarını zedeliyor.Bunu düzelt! …” * Ayşe Arman * Hürriyet *       Devamı

17 12 2014

"kırmızı pazartesi ve fuat avni..."

kırmızı pazartesi ve fuat avni... |  görsel 1

    “… ‘Kırmızı Pazartesi’ kaderciliği  Peki sen bu işlere ne diyorsun derseniz…  “Tehlikenin farkında mısınız?” manşetleri attığımız tarihten bu yana ben kendimi yazgısı değiştirilemeyen bir Kırmızı Pazartesi romanı içinde hissediyorum.  Gabriel Garcia Marquez’in ünlü romanını okuyan bilir…  Gerçek bir olaydan alınan romanda, kurbanın, tüm kasaba halkının cümleten malumu olan şahıslarca öldürüleceği bilinir.  Cinayet saatinin tıkır tıkır çalıştığının, herkes önceden farkındadır.  Ama kimse, cinayeti önlemek için bir şey yapmaz.  Herkes topluca hipnoz olmuş da basireti ve eli kolu bağlanmış gibidir.  “Kırmızı Pazartesi” bu yüzden, kaçınılmaz sonu önceden malum olan bir öyküdür.  Kahredici bir kaderciliği anlatan kitabın orijinal adı bu sebeple gerçekte “Önceden ilan edilen bir ölümün anlatısı/Cronica de una muerte anunciada”dır. Şimdi Fuat Avni menşeli her mesaj bana işte büsbütün bu “önceden ilan edilmişlik halini” anımsatıyor.  Her “Fuat Avni ne yazmış?” notu okuduğumda ve “Fuat Avni bu kez de bildi!”değerlendirmesi duyduğumda, tüylerim resmen diken diken oluyor ve olayların salt seyircisi konumundaki Marquez karakterlerini hatırlıyorum.  Kamuoyu, fişi çekilen demokrasinin sonuçları ile değil, son kertede hâlâ “arkası yarın” kıvamında Fuat Avni tweet’leriyle meşgul...  …”   * Nilgün CERRAHOĞLU * Cumhuriyet *  ... Devamı

11 12 2014

"böylesi bir daha ne zaman gelir?"

böylesi bir daha ne zaman gelir? |  görsel 1

    “yetmiş yıllık alçakgönüllü kardeşim Talat Halman’ı yitirdik… … Rumi’yi Türkçeleştirdi.Yunus Emre’yi (Anadolu tadını bozmadan) İngilizceye çevirdi. Laz fıkralarını bile şiirle anlattı. Tüm Shakespeare sonelerinin Türkçesi onundur. Saymakla bitmez. Yazdıklarının yalnız başlıklarının sıralandığı ayrı bir cilt var. İki büyük acı yaşadı. Biri Boğazlar Komutanı amiral babasının bir ameliyattan sağ çıkmayışı ve Seniha’yla onun gepgenç oğullarının bir New York penceresinden düşmesi. İkincisinden sonra bana yazdığı bir mektupta şöyle diyordu:”Artık ölümü Yaşıyorum.” Ama bu iki olay dışında şiir cennetindeydi. Fazıl Say nasıl müzikle yaşıyorsa,Talat da şiirle yaşıyordu. Böylesi bir daha ne zaman gelir?” * (Prof.Dr.Türkkaya Ataöv/cumhuriyet) *       Devamı

02 12 2014

'dünyayı kurtaracak güzellik...'

'dünyayı kurtaracak güzellik...' |  görsel 1

CNN Türk’te Mirgün Cabas’ın sunduğu ‘Her Şey’ isimli programda, Yakışıklı bir çocuk ve annesi vardı. Delikanlı otizmliymiş ve eğitimiyle ilgili sorun yaşıyormuş. Sanırım 8 yaşlarında falan. Annesi Sedef Eken, Oğlunun Türkiye’de eğitim hakkının ihlal edilmesi nedeniyle AİHM’ne dava açmış ama 3 yıldır sonuçlanmamış. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde Strasbourg’ta AİHM’in önünde kuracağı çadırla, oğlunun ve eğitim hakları engellenen çocukların sesini Avrupa kamuoyunda duyurmayı amaçlıyor. Annenin programda,otizmlilerin karakteriyle ilgili söyledikleri çok etkileyiciydi: “dünyayı otizmliler yönetse ortalık barıştan geçilmez. Yalan bilmezler,riyakarlık yoktur,kötülük düşünmezler.” Başarılar,yolunuz açık olsun.           Devamı

02 12 2014

"aleyküm selam..."

aleyküm selam... |  görsel 1

  @birpacavra : Şöyle bir oturup konuşamadığımız insanlara selam olsun.. Devamı

27 11 2014

"öğretmenin hedefi öğrencinin yolu..."

öğretmenin hedefi öğrencinin yolu... |  görsel 1

Hürriyet Gazetesi’nin eğitimin bütün tarafları hakkındaki yazılarıyla bilinen yazarı Nuran Çakmak’çının,Öğretmenler Günü’ndeki yazısı başucu rehberi gibiydi… * “24 Kasım Öğretmenler Günü kutlanırken, birçok gencin başarısının arkasında fedakâr, bilgili ve öğrencisine ‘ulaşabilen’ eğitimciler yatıyor: Uzmanlara göre işte, “Her şey öğretmenim sayesinde, o bana inandı ve benden asla vazgeçmedi” dedirten, başarılı öğretmenlerin 25 farkı... 1- Belli hedeflere sahip olur  Uluslararası alanda ünlü bir eğitim sitesi olan teachthought. com’a konuşan uzmanların bu konudaki ilk maddesi, öğretmenin hedefinin olması. Bir yere araçla seyahat ederken, yol işaretlerine dikkate eder, GPS ya da haritadan faydalanırız. Eğitimde de öğretmenin amaçları öğrenciler için bir yol tabelası, öğretim planlarıysa bir harita gibi. Bu nedenle öğretmenin hedefleri öğrencinin gideceği yolu belirler. Başarılı bir öğretmen plan yaparken ders müfredatında yaratıcılığa yer vermeyi asla unutmaz. 2- Amacının bilincindedir  Amacının bilincinde olan öğretmen büyük resmi görür, sıkıcı ve zor günlerin üstesinden gelebilir. Onun gözleri bugünlerin ardında yatan başarıyı ve geleceği seçebilir. 3- Yaptıkları takdir edilmese de vazgeçmez Hiçbir şey bir ders planının başında ter döküp öğrenciler için çalıştıktan sonra takdir edilmemekten daha kötü olamaz. Ancak öğrencilerden, yapılanlar için hemen olumlu tepki beklemek yanlış. 4- Öğrencilerini dinlemeyi ve cevaplamayı bilir Bu öneri, öğrenci değerlendirmeleriyle ilgili. Bazen öğretmenler ne zaman, hangi durumda ne söylemeleri gerektiği konusun... Devamı

15 11 2014

'amazon'dan kendi kitabını sipariş edebilir...'

amazondan kendi kitabını sipariş edebilir... |  görsel 1

Kitap İÇin...   *   Selçuk ALTUN   *     ‘Ben devamlı doğruyu söyleyen bir yalancıyım’   *   “Geleceğin yazarı Ali Nikraman için”     *     3426- Mini-Londra-Güncesi:   15.08.2014: Avrupa’nın en büyük kitabevi Waterstone’s Piccadilly’de, Haruki Murakami’nin son kitabını (Colorless Tsukuru Tazaki…) alana kitabevinin kafesinde bir bardak bedava kahve veriyorlardı. Okurluğumdan, yazarlığımdan utandım; kitabın içeriğinden kuşkulandım. Çıkıp yol üzerindeki butik kitabevi Hatchards’tan rüşvetsizinden bir adet alıp o akşam okumaya başladım. /   16.08.2014: Şair, yazar ve sahaf Marcus Kociejowski gözde sahafım Peter Ellis’te çalışır. Bu sefer, Javier Marias ile ülkemizde ıskalanan Edmund White’tan imzalı iki kitap aldım. Marcus bir de, son kitabı “God’s Zoo”yu imzalayarak verdi. /     18.08.2014: National Portrait Gallery’de “Virginia Woolf-Art, Life and Vision” sergisini gezdim. ( İlk fırsatta bir imzalı Virginia Woolf kitabı edinmek istiyorum.) Çıkışta galerinin hediyelik eşya reyonundan, Oxford Üniversitesi tarafından hazırlanan CD’yi almadan edemedim: “Music For Book Lovers” (Kitapçokseverler İçin Müzik) /     19.08.2014: Yaşgünü yemeğimi The Wolseley’de yedik (Nur, ben ve o sırada Londra’da bulunan önemli şair Tuğrul Tanyol.) Tuğrul, Nobelist Yorgo Seferis’ten imzalı “Poems”i armağan ederek geceye damgasını vurdu. /       20.08.2014: Dö... Devamı

15 11 2014

'çanak-çömlek,uzay vs...'

'çanak-çömlek,uzay vs...' |  görsel 1

Kısa adı ESA,açılımı Avrupa Uzay Ajansı olan 17 ülkenin katılımıyla oluşan bilimsel örgüt tarafından, 2 Mart 2004 tarihinde fırlatılan Rosetta isimli uzay aracı, 6 milyar kilometre mesafeyi tamamlayıp; "67P/Churyumov-Gerasimenko" isimli kuyruklu yıldızın kuyruğuna,Philae isimli iniş aracını (uzay kapsülü) 12 Kasım 2014'te indirdi. Tam da bizim, Manisa/YIRCA köylülerinin zeytin ağaçlarını;mahallelinin Validebağ Korusu'nu korumaya çalıştığı haberlerini izlediğimiz sırada. Anladığım kadarıyla bu uzay macerasında yer alan bütün nesnelerin bir adı var: Üzerine konulan kuyruklu yıldız:67P/Churyumov-Gerasimenko Dünyadan fırlatılan uzay mekiği:Rosetta Rosetta'dan ayrılıp 67P/Churyumov-Gerasimenko'nun  kuyruğuna konan uzay kapsülü:Philae Philae'nin 67P/Churyumov-Gerasimenko üzerinde iniş yaptığı yeri adı:Agilkia Bütün bu isimlerin de bir anlamı varmış meğer: Arkeologlar 1799 yılında,Mısır'da yaptığı çalışmalar sonucunda Rosetta Taşını bulmuşlar. Bu taşın üzerinde Mısır Hiyeroglif yazısının şifresi varmış ve bu sayede şifre çözülmüş,ölü bir olarak kabul edilen dil anlam kazanmış. Philae ve Agilkia ise, Nil nehri üzerinde bulunan ve antik döneme ait uygarlıkların aydınlatılması bakımından önemi bulunan iki adanın adıymış. Yani;tarihi,insanlığın ortak mirasını,çanak çömleği önemsemeden uzay muzay da yok.   Devamı

12 11 2014

'hizaya gel...'

hizaya gel... |  görsel 1

    ‘Öncesinde yazdığım her şeyi 1973’te yok ettim!’   *   Enis Batur’un dört ciltte toplanacak “Edebiyat ve Sanat Üzerine Denemeler”inin, 1979-1994 arasında yayımlanmış yazılarından oluşan ilk iki kitabı, “Son Modernler- Edebiyat Üzerine Denemeler I” ve “Yazının Sınır Boyuna Yolculuklar: Edebiyat Üzerine Denemeler II” yayımlandı.   Üçüncü cilt, “Sanat Üzerine Denemeler”, dördüncüsü, “Edebiyat ve Sanat Üzerine Denemeler” başlıklarında yayımlanacak. Batur’un aynı zamanda “Dalgınlık Kursları”, “Davalı” ve “Mürekkep Zaman” kitapları da raflarda. Batur’la kitaplarını konuştuk.   *   Gamze AKDEMİR   *   -“Edebiyat ve Sanat Üzerine Denemeler”inizin ilk iki cildindeki yazılarınızda, başlıca imledikleriniz arasında eleştiri konusu da geliyor. Eleştirinin pek az kişinin gözünde yazınsal bir tür olduğunu vurguluyorsunuz.   - Eleştiri ister istemez, bir üst dil olarak tanımlanmış, edebiyat eseri üzerine bir edebiyat eseri. Hem yararlı hem de kaçınılmaz bir yazı etkinliği eleştiri. Zaman içinde akademik bir boyut aldığı, üniversitenin ortamında gelişen bir yazı türü olduğu için edebiyatın kendisini üretenler tarafından da mesafeli durulmuş bir etkinlik.     Öncelikle bir değerlendirme, yorumlama, çözümleme uğraşı olmasına rağmen bizde genellikle yermek için kullanılan bir kavram eleştiri. Bu da şairin, öykü, roman ya da deneme yazarının; eleştirmenin uğraşını küçümseyerek yergisini... Devamı

07 11 2014

'bikini..."

bikini... |  görsel 1

      “Bikini   İKİ anlamına gelen bi-önekiyle Batı dillerinde yapılan tonla bileşik kelime var. Bisiklet (iki tekerçe), Biseksüel (iki cinstenci), Bikarbonat (iki karbonat molekülü kimyasal bileşik), Bigami (iki eşlilik), Bienal (iki yıllık ya da iki yılda bir), Biped (iki ayaklı), Bizonal (iki bölgeli), Bilingual (iki dilli), Vesaire.   Bikini bunlardan biri DEĞİL.Pasifik Okyanusu’nda bir mercan adasının adı.Yerel Mikronezya dilinde Pikinni  ‘hindistancevizi düzü’ demekmiş,ben de bu vesileyle bakıp öğrendim. Amerikalılar 1946 yılında yerli halkı boşaltıp bu adada bir dizi nükleer bomba patlatmışlardı. O günlerden itibaren dünya basın jargonunda bikini “nükleer patlama” anlamında kullanılmaya başlamış. Misal:”Başkan Truman’ın konuşması bikini etkisi yaptı.”   Aynı yılın ağustosunda Fransız dergileri o ara Riviera plajlarını kasıp kavuran iki parçalı mayolara da bikini adını uygun görmüşler, “yakıyor bunlar!” gibisinden. İsim tutmuş ama dünyada bu modanın yaygınlaşması 1960’ların başıdır. Çocukluğumdan hatırlıyorum,1962 veya 63 olmalı,Kınalıada’da ressam İhap Hulusi’nin eşi Naşide Hanım bikini giymişti de epey mevzu olmuştu.   Eyvah,bunak köşe yazarları gibi yazmaya başladım galiba,daha güncel olmalıyım.”   *   Sevan Nişanyan   * Kelimebaz-1 (everestyayınları) *      ... Devamı

04 11 2014

"çiçekler solmadan..."

çiçekler solmadan... |  görsel 1

    “Bu sene ‘Macbeth’ oyunu Devlet Tiyatroları’nın programından çıkartıldı. Oyun, iktidar hırsıyla suç işleyerek yükselen ‘Macbeth’in paranoyaklaşarak aklını yitirmesi ve trajik sonunu anlatıyor.  … ‘Macbeth’, 1940’lı yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Türkçe yayımlanmıştı. Cumhuriyet gazetesi de bu kitapları okurlarına hediye etmişti. ‘Macbeth’teki bu bölüm o kitaptan:  “Ah zavallı ülkem! Kendini tanımaktan adeta korkuyor. Ona anamız değil ancak mezarımız denir: Orada her şeyden habersiz olanlardan başka gülümseyen yok; orada ahlar, iniltiler, göğü yırtan ağlayışlar sürüp gidiyor, duyan yok, fark edilmiyor bile. Büyük üzüntüler günlük kaygılar olmuş; ölüm çanı çalarken kime diye soran pek olmuyor; iyi insanların ömrü başlarındaki çiçeklerden önce geçiyor, çiçekler solmadan onlar ölüyor.” …” * Özgür MUMCU * (3 Kasım 2014 cumhuriyet) *     Devamı

21 10 2014

'doğrula beni..'

doğrula beni.. |  görsel 1

          "Doğrulama eğilimi bütün düşünce hatalarının atasıdır; yeni bilgileri var olan teorilerle,dünya bakışıyla ve inançlarla uyumlu olacak şekilde yorumlama eğilimidir. Başka sözlerle ifade edecek olursak halihazırdaki görüşlerimizle çelişen yeni bilgileri (doğrulamayan kanıtları) eleriz. Bu çok tehlikelidir. 'Sırf onları görmezden geldiğimiz için hakikatler ortadan kalkmaz' demişti Aldous Huxley. Ama tam da aynen bunu yaparız. Büyük yatırımcı Warren Buffet de bunu  farkındaydı:"İnsanların en iyi becerdiği şey,yeni bilgileri var olan görüşler işler durumda kalacak şekilde filtrelemektir." Buffet'in bu derece başarılı olmasının sebebi doğrulama eğilimi tehlikesinin bilincinde olarak kendini farklı düşünmeye zorlamasıdır muhtemelen."   * Hatasız Düşünme Sanatı (NTV yayınları)   * Rolf DOBELLI   *   Devamı