26 11 2017

'sizi ayıplamıyorum...'

shakespear ile ilgili görsel sonucu

Çimen Günay-ERKOL

 

*

 

“Ne!Titriyor musunuz?Korkuyor musunuz hepiniz?

Sizi ayıplamıyorum;

Ölümlüsünüz çünkü!”

(Richard lll,1-2)

 

“…

Bilinen ilk oyunu olan Yanlışlıklar Komedyası’ndan (1590) Fırtına’ya (1623) kadar delilik,kötülük,kin,iktidar arzusu ve aşk gibi tehlikeli duygu ve durumların etrafında dolaşan,Rönesans İngiltere’sinin din ve devlet stratejilerini ince bir gülmeceyle süsleyen Shakespeare, döneminin sınıflı toplum yapısını da asiller üzerinden yürüttüğü tartışmalarla ele almıştır.

Onun yapıtlarında,insan karmaşasını gösterecek şekilde,alt sınıftan zanaatkarla,hizmetçiler,tiyatro oyuncuları,askerler vb. de,çift cinsiyetli doğaüstü yaratıklar da bulunur.

Soylu kişilerin dalkavukluğu ve çıkar düşkünlüğü,Shakespeare tiyatrosunun önde gelen gülmece unsurlarındandır.

Shakespeare tiyatrosu,çok boyutlu bir yapıtlar bütününden söz etmeyi gerektirir.Yine de yazarın ilk dönem yapıtlarını son dönem yapıtlarına bağlayan bir unsur var.Bu unsur,Shakespeare’in gücün yitimine duyduğu ilgidir.

Oyunlarında insanların acımasızlığını Rönesans hümanizmasının yanına yerleştirir ve seyircileri,dünyadaki varoluşlarını tüm ahlaki değerleri parçalayan bir kin ve nefretin farkında olarak ve affedebilme meziyetinin ışığı altında yeniden düşünmeye davet eder.

Oyunun başında bir düzen vardır.Bu düzen bozulur ve seyirciler,oyun boyunca,düzenin yeniden kuruluşunun yarattığı acıları seyreder.

Shakespeare’in pek çok oyununda tahttan indirilme ve intikam veya taht ile direkt bağlantısı olmayan bir şekilde gücü yitirme ve geri kazanma çabası görülür.

Tahttan indirilme temasını işleyen ve tarihsel dönemleri ele alan oyunları genelde kralların isimlerini taşır.Bu oyunlar kanlı iktidar mücadelelerini konu edinir.Savaş ve yurtseverlik üzerine çeşitli tartışmalar barındırır.

Darbe oyunun kalbidir.Oyunları duygusal kan dolaşımını ise kralın ölümü,yeni kurulacak iktidarın meşruiyetine ilişkin kaygılar ve güce yaslanarak yükselmek isteyen kişilerin adaletsizlik ve ihanetleri sağlar.Shakespeare güçlü bir üslup ile tahtın ele geçirilmesinin ahlaki düzende yarattığı çelişkileri işler.

Tarihsel dönemlere yaslanmayan ve direkt taht mücadelelerine odaklanmayan diğer oyunlarda ise farklı güç savaşları içinden ahlak ve politika konu edilir.Bu oyunlarda da düşünce ve eylem arasındaki gerilimler trajediyi besler ve hareketlendirir.Aynı temaları farklı katlarda yeniden buluruz.

Shakespeare herkes için tiyatro yapıyordu.Oyunda,iki insan arasındaki güç savaşı,aileler,yöneticiler,ülkeler arasındakilerle birleşerek olaylar dizisini çok katmanlı bir hale getirir.Anlatısı gücünü,seçilmişlerin,asillerin,kralların ve cesur savaşçıların insanlığın geri kalanından hiç de farklı olmadığını vurgulamaktan almaktadır.

Shakespeare çağları aşan bir yazar olduğu için bu oyunlarda canlandırılan karakterler,yüzyıllar sonra bile insanları etkilemektedir.

Othello’nun siyasi olduğu için ötekileştirilmesi,Macbeth’in iktidar hırsı,yüzünden kan dökmesi,Hamlet’in öldürülen babasının intikamını almak için uğraşması ve harekete geçemediğinde deliliğe vurması.Shylock’u içten içe kemiren aşağılamalar ve adaletsizlik,her kuşaktan insana insanlığın karanlık yönlerine ilişkin içgörüler sağlar.

Kitlesel hikayecilik, 21.yüzyılın en çetrefilli konularından biri olarak edebiyat araştırmalarının akademik ilgisini hak eder.Kitle kültürünün var olan düzenle uyum içerisinde ‘tüketiciler’ yarattığı ve egemen güçlerin çıkarlarına hizmet ettiği Frankfurt Okulu’ndan bu yana pek çok kez söylendi.Bu eleştirel bakışı sürdürürken,bir yandan da kitle kültürünün ‘özgürleştirici’ ve bir ölçüde kitlelerdeki eleştirel düşünme potansiyelini ortaya çıkarabilecek bir yönü olduğunu savunanlar da yok değil.

Asiller ve halk arasındaki ayrışmaya rağmen farklı sınıftan insanların aynı salonda buluşabildiği zamanların sanatçısı olan Shakespeare’in tiyatrosunun yüklendiği kitlesel rolü,bugün film ve dizilerin senaryolarını üstlenmektedir.Hikayeciliğin,anlatı kurma çabasının toplumsal bir deneyim olarak bu tarihsellik içinde irdelenmesi,edebiyat araştırmalarının insani çıkarlara yönelmesi için önemli bir kavşak sunmaktadır.

…”

*

Cumhuriyet Akademi

*

25 Kasım 2017

*

 

 

 

 

 

6
0
0
Yorum Yaz