09 05 2016

"sürrealizm..."

sürrealizm... |  görsel 1

 

Galatasaray ile Beşiktaş futbol takımları arasında dün oynanan ve 2015-2016 Süper Lig şampiyonunu belirlemede (herbişeyciği bilen futbol otoriteleri tarafından) önemli kabul edilen maç,

1-0   Beşiktaş’ın galibiyetiyle sonuçlandı.

Maç yukarda belirtilen takımlar arasında oynansa da,malum,şampiyonluk Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında.

Ancak bu maçta Galatasaray’ın Beşiktaş’ı yenmesi en azından 1 puan alması,Fenerbahçe’ye avantaj sağlayacağından,bütün hafta kibarca,spekülasyonla,daha doğrusu Galatasaray’ı dolduruşla geçti.

Galatasaray cephesinden bakıldığında,takım elinden geleni yapmış ve “Beşiktaş’a yattı” yorumlarına yol açmayacak bir maç çıkarmıştı.

Neyse,maç bitti,Beşiktaş kazandı;son 2 maçlık düzlüğe girildi sayın seyirciler.

Kalan 2 maçtan Beşiktaş 4 puan alırsa,Şampiyon olacak.

Spor basının bu gibi durumlarda kullandığı klişe deyimlerden biri de,

şampiyonluğa büyük ölçüde yaklaşıldığını belirten “Şampi…” sözcüğü.

Hatta Beşiktaşlı futbolculardan birine,galiba Olcay Şahan’a canlı olarak yayınlanan televizyon programında gazeteciler

“Beşiktaş Şampi…diyebilir miyiz?” diye sordular da,

futbolcu da haklı olarak “Şampi…ne  demek?” diye sordu.

Maçın en önemli anı,aynı zamanda sosyal,siyasal,psikolojik durumumuza da alt yazı geçmiş olması açısından,76.dakikaydı.

Hayır,bu dakikada Oğuzhan’ın ara pasla Cenk’i;Cenk’in  Gomez’i görmesi ve büyük kaleci Muslera’nın ancak böyle alt edilebildiği gol anının yaşanmış olması değil yalnızca;

bu dakikada bir taraftarın da sahaya girmiş olması…

Üzerindeki tişörtün önünde;

”Kilis Sahipsiz Değildir.Kilis İçin Yastayız”,

arkasında ise;

“Daha Ne kadar Çocuk Ölecek?”

yazan taraftar orta sahaya doğru koşmaya başladı.Bu sırada Beşiktaş takımı kalabalık bir şekilde ataktaydı ve devamında da gol geldi.

Görevliler sahaya giren taraftarı yakalayıp,derdest ettiler.

Sahaya giren taraftarın amacının,

uzun süreden beri hemen her gün, Suriye’nin, IŞİD’in kontrolü altındaki bölgesinden atılan ve ölümlere yol açıp hayatı orada yaşayanlara zindan eden roketlere dikkat çekmekti.

Fakat maçtan sonra ne konuşuldu?

Taraftarın sahada bulunduğu esnada atılan gol,geçerli miydi?

Akşam spor programlarının ve ülkenin gündemi belli olmuştu.

Sahi,gol geçerli miydi?Yoksa hakem kural hatası  mı yapmıştı?

Yazılı oyun kuralı,

“Eğer sahaya futbolcuların dışında biri girerse ve söz konusu kişi oyuna müdahale etmiyorsa gol geçerli sayılır” diyordu.

Çok şükür,kural hatası yok,gol geçerli.

Kilis mi?

Bu televizyonlarda tartışılmadı.Taraftarın ne demek istediğiyle ilgilenilmedi.

Ülkenin bir şehrine her gün “düşen” roket olarak kaldı.

Hala düşmeye devam ediyor,çünkü yerçekimi var.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

23
0
0
Yorum Yaz